ADALET ve KARDEŞLİK

ADALET ve KARDEŞLİK
18 Mart 2014 Salı - 1583 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

hozbay1Mukaddes bir derde sevdalanan ve bir davaya adanan insanların idealleri vardır, bu ideallere ulaşmak için de yol ve yöntemleri. Hizmet ettiğimiz ve gayret gösterdiğimiz alanlara bağlı olarak önceliklerimiz değişiklik arz eder. Her topluluk, başkasının hukukunu çiğnememek şartıyla kendi maslahatını önceleyerek hareket edebilir. Kimi zaman da bu önceliklere bağlı çatışma alanları oluşur, bu çatışma anlarında hassasiyetlerimiz devreye girer ve tepkiler verebiliriz. İşte burada bir imtihandan geçeriz, adalet ve kardeşlik imtihanından.

Hassasiyetlerin ve maslahatların farklı olduğu bir düşünce ikliminde bizi haksızlık yapmaktan ve kardeşliğimize zarar vermekten koruyacak manevi kalkanlarımız var bizim, ortak ahlakî değerlerimiz: Hüsnü zan, tatlı dil, sabır, hikmet, itidal, kardeşlik, şefkat, muhabbet, dua… İhtilaf durumunda bu ortak değerler korunabilirse farklılıklar zenginlik olur ve birliğimiz, kardeşliğimiz böylelikle korunur. Allah’ın rızasına uygun olan ve Mü’mine yakışan da budur.

Son günlerde yaşanan olaylarla başlayıp farklı boyutlara taşınan hadiselerde resmin bütününe bakabilirsek; kardeşliğin korunmasının aslında kendi varlığımızın ve hizmet alanlarımızın korunması anlamına geldiği görülecektir. İyi niyetlerle alınan kararları, kendi hareket alanlarımıza kast eden bir tehdit olarak algılayan ve niyetleri sorgulayan bir önyargıdan kaçınmak gerekir ki bu anlayış daralması, kendi hareket alanımızı da daraltmasın.

Gündönümleri hep sancılıdır ve bize gece gibi gelen, gündüzün habercisi olabilir. “Böyle gecenin hayr umulur mu seherinde” diye düşünerek dönüşümlere karamsar ve kötümser bakmak, basiretsizliktir.

Ne güzel bir ölçü koymuştu hani o güzel insan: “Güzel gören, güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.” diye. Her şey bakış açımızda gizli. Olan her hadiseyi nasıl yorumlarsak sonuçların da yönünü o istikamete çevirmiş oluruz. Kötümser bakışın, sonucu etkileyeceğini ifade eden batılı yaklaşım, kehanetin doğrulanmasından dem vuruyor ya hani, bakış açımızı iyilikten ve hayırdan yana belirlemek, süreci ve sonucu da hayra sevk edecektir.

Niyet hayır olursa akıbet de hayrolurmuş. Değil mi ki: “Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır.” Bize düşen kardeşlerimiz hakkında hüsn-ü zan beslemektir. Dinin yasak dairesine girmeyen işlerin değerlendirilmesinde niyetin de dikkate alınması gerekir.

Bir iletişim ahlakına sahip olmak gerekiyor. Haberin kaynağına, içeriğine ve yansımalarına dikkat etmek, modern zamanda medya ahlakı kapsamında ele alınmalı. Kendimizi korumak adına sorumsuzca yayılan haberler, başka kardeşlerimize zarar veriyorsa burada ahlakî bir zaaf vardır. Tehlikeye işaret ederek vazgeçirelim diye kaygılar ve korkular abartılırsa sınırlar ihlal edilir ve yalana, dahası iftiraya varan, şuyûu vukuundan beter bir fitne ortaya çıkar. Kendi maslahatımızı umumun maslahatına tercih etmek doğru olmaz.

Her alanda genişlemeye gidildiği bir bahar mevsiminde kendi alanımızda daralma olduğu endişesiyle hareket edip ifrat derecesinde eleştirilerde bulunursak, bu hem hakkaniyete uymaz hem de her kesimin çalışmasına zarar verir. Ölçüsüz ve hukuksuz haber anlayışıyla kimse kimseye baskı yaparak şekil vermeye kalkmamalı, herkes kendi misyonuna ve hizmet alanına uygun mecralarda yoluna devam etmeli.

Ülkemizde zorlu kış şartlarının yaşandığı darbeler, muhtıralar, bildirilerle haklarımızın gasp edilmeye çalışıldığı zamanlarda bile, gelebilecek olası büyük tehlikelerden korunma refleksiyle tedbirli davranılıp pek çok hakikat söylenememişken, şimdilerde bırakın kışı, bahardan yaza geçtiğimiz bir süreçte ihtilaf konusu olan mevzuda, hele de kendimizden olan insanlar söz konusu olunca, ipleri kopartacak bir üslupla söz söylemek kardeşlik hukukuna halel getirmez mi?

Yetki sahipleri ve karar mercileri tarafından stratejik kararlar alınacak ve bunun radikal yansımaları olacaksa elbette önce alt yapı hazırlanmalı; tarafları ilgilendiren boyutları varsa sağlıklı istişareler yapılmalı; aramızdaki sanal ve teknolojik engeller ortadan kaldırılıp samimi ilişkiler kurulmalı; hikmetle hareket edilmeli, tedrîci davranılmalı ve kaş yaparken göz çıkarmak yanlışlığına düşülmemeli. Demlenmeyen, olgunlaşmayan karar ve icraatların olumlu sonuç vermesi zordur,

Allah’ın üzerimizdeki nimetini tekrar hatırlama vakti. O’nun nimeti sayesinde kardeşler olduk biz, Allah kalplerimizi imanla birleştirdi.

Nimet bilelim kardeşimizi, kardeşliğimizi. Gerçek fedailik ve gerçek pehlivanlık bu nimeti korumak için asıl şimdi lazım. Öfkeler yutulsun, kurulan kardeşlik köprüleri muhabbetle ve aşkla korunsun.

Biliriz her nimetin bir şükrü vardır, sonra külfeti, bir de hesabı.

Kardeşliğin şükrü; kendimiz için ne istiyorsak Rabbimizden, daha fazlasını kardeşimiz için istemekle ödenir, kardeşliğimiz pekişir böylelikle, nimet artar, büyütür bizi. Biz birbirimizi büyütürüz.

Kardeşlik bedel ister, tahammül ister. Hoşgörüye herkesten daha layık olan iman dairesinde olan kardeşlerimizdir. Yüreğimizi kardeşlerimize dar etmeyelim ve genişlesin yüreklerimiz, genişlesin ki tüm inanmış yüreklerin ağırlığını taşıyabilsin.

Kardeşlik, sorumluluk yükler bize. Paylaşmak, yardımlaşmak, dayanışmak düşer omuzlarımıza. Emri bil ma’ruf, nehy-i anil münker, hakkı ve sabrı tavsiye… olmazsa olmazlarımızdandır. Zordur uyarmak ve zordur uyarıları dikkate almak; ama nimet için, kardeşliğimizi korumak için bu zorluğa katlanırız. Arıtırken arınır ve arınırken arıtırız.

Sorumsuzca hareket edip nimetin kadrini bilmezsek, hesabını vermek zor olur; yaptıklarımızın ve yapmamız gerekirken yapmadıklarımızın, söylediklerimizin ve söylememiz gerekirken söylemediklerimizin hesabı vardır.Sözümüz vahdete güç katmalı, katmalı ki birliğimiz dosta sürûr, düşmana korku versin.Kin de kutsaldır elbet; ama Mü’minlere asla!.. Kinimiz dinimizin önüne geçerse eyvah! “Milletler için kıyamet, işte o zamandır.”

Gerçek şu ki; dualarımızda kardeşlerimizin hayrını ve başarısını istemiyorsak, eleştirilerimizde samimi değiliz demektir ve sonuç almak istiyorsak, etki gücünü muhalefetimizde değil, yakarışlarımızda görmeliyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.