Batı Emperyalizimi’nin Ortadoğu Vahşeti

Batı Emperyalizimi’nin Ortadoğu Vahşeti
18 Nisan 2012 Çarşamba - 1760 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

Yeni Dünya düzeni Ortadoğu’da şekillenmeye başladı. Irakta, Mısırda Libya’da ve birçok ülkede yaşanan olay bunun göstergesi, her şey kılıfına o kadar güzel hazırlanmış ki demokrasi, özgürlük, insan hakları söylemleri doğrultusunda yapılan kıyımlar,  katliamlar, gözyaşları… Ortadoğu’da 2003’ten beri yaşanan acı manzara bitmek bilmiyor, her geçen gün artan şiddettin önü bir türlü alınamıyor. Ortadoğu resmen yanıyor, patlayan bombalar sayısız insanların ölmesine, yaralanmasına sebep oluyor. Ve en acı görüntü ise insanların ölümlerine görsel medyada tanıklık ediyor olmamızdır.

Ortadoğu dominosu Suriye’ye kenetlenmiş durumda. Son günlerde Suriye’ye yönelik baskılar artarken, ülke içindeki gerilimin tırmandırılarak bir dış müdahaleye zemin hazırlanmaya çalışıldığı yorumları yapılmakta.  Batılı devletlerin kullandığı yöntemler Libya operasyonunu akıllara getiriyor. Suriye’ye yapılan reform baskılarının başında Türkiye geliyor Suriye devlet başkanı Baser Esad’ın halkın talepleri doğrultusunda reform yapılması yönünde Amerika önderliğinde birçok dünya kuruluşu Suriye ye baskı yapıyor NATO ve Birleşmiş Milletler bunların başında geliyor. Sözüm ona Birleşmiş Milletlerin temsilcileri ve NATO’nun temsilcileri;  dünyanın birçok bölgesinde insanlar açlıktan ölürken, insanlar hastalıktan ölürken, çocuklar mağdur edilirken, dünyanın birçok ülkesinde insan değeri ayaklar altına alınırken acaba siz neredeydiniz. Ortadoğu’da insanların mağdur olduğunu anlamak Şimdi mi? aklınıza geldi.Yeni Dünyanızı kurmak için yapılan bunca katliam sizin emellerinize değer mi?

Batı olarak Ortadoğu’yu her zaman bir keklik olarak gördünüz görmeye devam ediyorsunuz.  Bunun göstergesi Irak, Mısır, Libya ve daha birçok ülke… Irakta Amerika’nın yaşattığı vahşeti devrik lider Saddam Hüseyin yaşatmadı. Halkına… Binlerce Müslüman dünyanın gözü önünde öldürülürken, işkence görürken, Müslüman kadınlara tecavüz edilirken Suriye’ye reform konusunda baskı yapan ülkeler neredeydi soruyorum sizlere? Başta benim ülkemin yöneticilerine soruyorum?  “ Türk askerimin kafasına Amerikan askerleri çuval geçirdiğinde” neredeydiniz reformcular.  Sanki hiçbir şey olmamış gibi Amerika ile ilişkilerimiz daha da iyi oldu. Yaşanan bu olaylar akan bu kanlar nedense dünyanın umurunda değil. İsrail, Filistin’de binlerce mazlumu öldürürken, sokak ortasında insanların üstüne ateş açarken dünyanın hiçbir kuruluşu çıkıp da insanlık adına bu utancı ayıplamaz. İşte bunlar batı emperyalizmimin Ortadoğu’daki bir satranç oyunu,  bu oyun kanlı bir oyun olsa bile burada saflar çok önemli haksızlığa uğrayan Ortadoğu devletinin yanında yer almak mı? Yoksa mazlumu sömüren insanları katleden emperyalist sömürgeci zihniyetin yanında mı yer almak? Türkiye Ortadoğu politikasını iyi analiz etmeli, bir ülkenin güçlü istikrarlı bir duruş sergilemesi dış politikasında belli olur. Türkiye, Suriye için seçimini iyi yapmak zorundadır. Çünkü Türkiye’nin Ortadoğu ülkeleri ile yüzyıllardan beri sosyal, kültürel, ekonomik bağları olan bir ülke. Türkiye Seçim yaparken; doğru analizleri tespit etmek zorunda.

Suriye’de yaşanan acı manzaraya gelirsek; ülke ikiye bölünmüş durumda.  Her gün silahların konuştuğu Suriye’de yönetim ile halk arasında gerekli anlaşmalar yapılmalı bu vahşet bir an önce durdurulmalı. Durumun vahametini kavramaya başlayan yönetim de siyasi tutukluların serbest bırakılması, kamu görevlilerinin maaşlarında artış gibi reformlar başlattı.

Ancak “Suriye’de durumun bu tür reformlarla önlenmesi güç görünüyor. Başbakan Erdoğan’ın telefonla Esad’ı arayarak tebrik ettiği reform paketi aslında bir kısır döngüden başka bir şey değil. Zira hükümet ne kadar az taviz verirse, protestolar o kadar artacak. Hükümet tavizleri artırdıkça da, rejimin diktatörlük yapısı sarsılacak ve böylelikle aslında kendi sonunu hazırlamış olacak. Böyle bir durumda Esad rejiminin varlığını koruyabilmek için daha çok şiddet kullanacağını ve daha az taviz vereceğini tahmin etmek çok güç değil. Atılan her kurşun ve ölen her masum ise, rejimin çöküşünü biraz daha hızlandıracak”. Suriye, Türkiye için isyanların başladığı tüm diğer ülkelerden çok daha farklı ve daha önemli. Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkiler yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Türkiye ile Suriye arasında yapılan dostluk barış anlaşmaları beraberinde ticari ilişkilerin yoğun bir şekilde yapılmasına neden oldu. İki ülke arasında kardeşlik düzeyine kadar varan yakın ilişkiler kuruldu. Vizeler kaldırıldı, Şamgen vizesinden söz edilmeye başlandı.

Böyle bir durumda Suriye’de bir rejim değişikliği, Türkiye’nin bu bölgedeki tüm politikalarını etkileyecek. Şimdiye kadar hürriyet için mücadele verenlerin yanında görünen hükümeti tam bir çıkmaz bekliyor. Türkiye’nin burada tercih yapması Ortadoğu’daki dengeleri yeniden şekillendirecek düzeyde. Bu anlamda Türkiye Ortadoğu’da nasıl bir Suriye görmek istiyorsa onun kararını vermelidir. “Göstericilerin üzerine ateş açtıran, baskı ve yıldırma ile hürriyet ateşini söndürmeye çalışan bir Esad’ı hükümet ne kadar destekleyebilir? “Libya’da sendeleyen dış politikamızın en büyük sınavını Suriye örneğinde vermesi kaçınılmaz. Uzmanların bile şaşırdığı gelişmeleri önceden belirleyip ona göre politika geliştirmek ise göründüğü kadar kolay değil.”  Ortadoğu’da yaşanan durum tahmini imkânsız bir olgu. Ortadoğu’da yeni yapılanmaların oluşması belki Türkiye açısında ciddi bir söz konusu olabilir. Kozlar Türkiye’nin elinde oyunu oynamak değil oyunu kazanmaya bakılmalı. Türkiye’nin Ortadoğu’da birilerinin taşeronluğunu yapmaya da son vermelidir.  İstikrarlı bir ülke bulunduğu coğrafya’da barışa katkı sağlar. Batı emperyalizmi  Ortadoğu’da petrol yerine kan akıtıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.