Bekir Bozdağ, “CHP maddelerin yasalaşmasını engellemek için bir bahane arıyor”

Bekir Bozdağ, “CHP maddelerin yasalaşmasını engellemek için bir bahane arıyor”
15 Temmuz 2013 Pazartesi - 1156 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Yeni anayasa konusunda üç parti uzlaşır ve 367 çoğunluğa ulaşırsa, dört parti uzlaşmadı diye uzlaşılan maddeler yasalaştırmamak doğru olmaz” dedi.

Yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili olarak “CHP’nin Genel Başkanı uzlaşılan maddelerin yasalaşmasını engellemek için bir bahane arıyor, kaçış yolu arıyor” diyen Bozdağ, partisinin il başkanlığını ziyaretinde, gazetecilerin yeni anayasa konusundaki soruları üzerine Başbakan Erdoğan’ın anayasa konusunda çağrısının çok açık ve net olduğunu söyledi.

Yozgat Valiliği ve Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen Bozok Bereket Kervanı ismiyle düzenlenen iftar yemeğine katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, iftar programı sonrasında AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Parti binasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bozdağ, partilerin üzerinde uzlaştığı 48 maddenin yasalaştırılmasına CHP’nin şartlı yaklaşmasını değerlendirdi.

Yeni bir anayasanın uzlaşarak ortaya konamadığını ancak anayasanın 48 maddesi üzerinde 4 siyasi partinin uzlaştığını, Başbakan Erdoğan’ın da uzlaşılan maddelerin mecliste görüşülerek yasalaştırılmasını gündeme getirdiğini ifade eden Bozdağ, şu ifadelerde bulundu, “Madem 4 parti bunun üzerinde uzlaştı, öyleyse bu meclisten 4’ü pekala çıkarabilir. Siyasi partilerden bu çağrıya olumlu cevap verenler oldu. Ancak CHP buna olumlu cevap vermekten bir takım gerekçelerle kaçındı. Bunun ana nedenini bana göre CHP’nin yeni anayasa konusunda yeni anayasa olmasa bile anayasada değişiklik yapma konusunda samimi olmamasında aramak lazımdır. Çünkü CHP uzlaşılan maddelerin bile meclisten uzlaşıyla anayasa maddesine dönüşmesini engellemek için bahane arıyor, kaçış için kendine gerekçe üretiyor. Eğer CHP bu 48 maddenin anayasamızın yeni maddeleri olması konusunda samimi ise uzlaşma komisyonunda ortaya konulan kendi partililerinin ortaya koyduğu görüşlerin arkasında iradesi varsa o zaman bunu yasalaştırmak için ayrıca bir takım şartlar ileri sürmesine gerek yok. Beraberce biz bunu yaparız ancak benim gördüğüm çok net bir şekilde söylüyorum CHP’nin Genel Başkanı uzlaşılan maddelerin yasalaşmasını engellemek için bir bahane arıyor, kaçış yolu arıyor.”

Anayasada 177 maddenin müzakere edildiğini, 150 madde üzerinde de yeni anayasa konusunda müzakere yapıldığını belirten Bozdağ, şöyle devam etti:

“Bunun 48’i üzerinde bir mutabakat var. Bunun 41 tanesi CHP’lilerin ifadesiyle başkanlıkla ilgili ayrıca madde var. 48, 41 daha 89 yapar. 150’ye baktığınızda orada 61 tane madde var ki bunların hiç birinin başkanlıkla alakası yok. CHP’nin dediği başkanlık sistemi yeni anayasanın önünü tıkadığı gerekçesi doğru olsaydı o zaman 41 madde dışında kalan diğer 109 madde üzerinde mutabakat sağlanması gerekirdi. Halbuki şuanda başkanlık sistemi ile alakası olmayan maddeler üzerinde mutabakat yok. Başkanlık sistemi yeni anayasayı engelleyen bir öneri olarak durmamaktadır. Onu Sayın Kılıçdaroğlu da biliyor, arkadaşları da biliyor. Ama maalesef yeni anayasa konusunda samimi olmadıkları için sürekli bunu çarpıtarak gündeme getiriyorlar. Anayasanın aradığı çoğunluk 367’dir. 367 uzlaşma için aranan bir rakamdır.”

Uzlaşmanın içerisinde CHP’nin olması ile birlikte daha güzel olacağını, siyasi partilerin uzlaşmasının önemli olduğunu ifade eden Bozdağ, “Uzlaşmanın içerisinde CHP olursa daha da güzel olur. Ancak CHP olmazsa diğer partiler uzlaştığı zaman CHP uzlaşmada yok diye anayasayı değiştirme çoğunluğu elde edildiği zaman dört partinin üzerinde uzlaştığını yasalaştırmamak doğru olmaz” dedi.

Bozdağ, umre ve Hac kontenjanlarına ilişkin soru üzerine umre ibadetini yapmak üzere kutsal topraklara gitmek isteyen vatandaşların vize sorunu yaşadığını, bu sorunu gidermek Diyanet İşleri Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığınin gerekli girişimlerde bulunduğunu kaydetti.

Kendisinin bizzat Sudi Arabistan Veliaht Prensi Salman Bin Abdülaziz ile bir telefon görüşmesi yaptığını ve bu konuyla ilgili yardımlarını rica ettiğini aktaran Bozdağ, kısa süre içinde olumlu bir haber gelmesini beklediklerini söyledi.

Gazetecilerin sorusu üzerine Mısır’daki gelişmelere değinen Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Darbe nerede olursa olsun, kim tarafından kime karşı yapılırsa yapılsın kötüdür.Türkiye’nin tutumu ilkesel bir tutumdur. Sandıktan çıkmış bir iktidara, milli iradeye herkesin saygı göstermesi lazım. Meşru iktidar milletin sandıktan çıkardığı iktidardır. Milletin sandıktan çıkardığı iktidarı anayasa ve milletin iradesine rağmen hukuk dışı yolla devirmek çok açık şekilde darbedir. Ama maalesef bazı batılı ülkeler ve bazı orta doğu ülkeleri ‘darbe’ bile diyemediler. Tabi darbeden öte zihni destek veren ülkeler olduğu gibi bazı ülkeler de açıktan destek veriyor. Türkiye’nin bu noktadaki duruşu ilkesel bir duruştur, demokrasiden yana bir duruştur, milli iradeden yana bir duruştur, hukuk devletinden yana bir duruştur.”

Bütün dünyanın yaşanan hadiseleri seyretmekle yetindiğini ifade eden Bozdağ, konuşmasını şu şekilde sürdürdü, “Tarih bunları kaydediyor. Türkiye’nin ilkesel duruşunu da kaydediyor, bu konudaki batının ve başka ülkelerin ikiyüzlü duruşunu, bazılarında da darbeyi destekleyişini kaydediyor. Tarih bunlar hakkında hükmünü elbette verecektir. Tabii burada Mısırhalkının duruşu çok önemli. Baktığınızda öyle bir fotoğraf var ki Kıptiler bir araya geliyor, Eser şeyhi bir araya geliyor, Selefiler bir araya geliyor, laikçiler bir araya geliyor, ordu bir araya geliyor, Hristiyanlar bir araya geliyor. Esasında bir araya gelmeleri pek kolay ve mümkün olmayan ne kadar yapı varsa bir araya geliyor ve batının alkışladığı bazı monarşi yönetimlerinin alkışladığı bir olayı gerçekleştiriyorlar, darbe yapıyorlar. Yani pek alışık bir şey de değil. Nasıl bir sivil anlayıştır ki askerle el ele, nasıl bir siyasal partidir ki bazı siyasal partiler de orada darbecilerle beraber oldular ve darbe yaptılar, birlikte bir darbe gerçekleştirdiler. Bunu anlamak da mümkün değildir.

Mısır halkının kahir ekseriyetinin yapılan bu darbenin karşısında olduğuna inanıyorum. Şuanda sokakta olanlar var, olmayanlar var ama Mısır halkının ve kahir ekseriyetinin bunun karşısında olduğuna inanıyorum. Ortaya çıkan görüntüler ve protestolar da bunu gösteriyor. Önümüzdeki zaman içerisinde Mısır’daki durumun nasıl olacağını göreceğiz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.