Bir Dersin Katledilişi…

Bir Dersin Katledilişi…
03 Mart 2011 Perşembe - 2589 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

Bir velimize oğlu nedeniyle ev ziyaretinde bulundum. Hoş beş de­dikten sonra, baktım ki bizim eleman ders çalışıyor. Hemen koştu ya­nıma, halimizi hatırımızı sordu. Öğrencimize “Sen odana git, rahat­sız olma” dedik. Aradan 15 dakika geçti. Bir “dıttttt, dıttttt!” sesiyle bi­zim elemana bir mesaj geldi. Biz bile salondan duyduk bu sesi. Hemen arkasından da bir cevapsız arama yapıldı. Oraya gitme sebeplerimden biri de, öğrencimizin cep telefonunun ailesi tarafından yasaklanma­sını istemekti.

Bana da işin doğrusu güzel bir fırsat doğmuştu. Konuya girdim. “Bak Ömer Ağabey, işte bir dersin nasıl öldüğünü gördün mü?” dedim. “Nasıl yani hocam, anlayamadım” diye yanıt verdi. “Şimdi oğluna kim mesaj attıysa, öğrencimiz bu mesajda yazılanlar doğrultusunda hare­ket edecek. Belki de arkadaşları onu bekliyor, belki de bir yere gidecek­ler. . ” Adı her ne olursa olsun öğrencimizin derse karşı ilgisi, dikkati dağıldı. Sonra velimize, “Dağılan dikkati toplamak için en az otuz da­kikaya ihtiyacı var” dedim. Tam o sırada bizim elaman da dersi bırak­mış ve gelen mesaja, karşılık veriyor. Bu bilgiyi annesinden anında öğ­rendik. Uzatmayalım, sonuçta velimiz cep telefonunu duyduğumuza göre almış ya da yasaklamış.

Değerli anneler ve babalar, bizim burada anlatmak istediği­miz asıl mesele teknolojinin zararları değil. Onu kullanma şeklimizdeki hatalardır. Birçok velimizden bu konuda sayısız dert din­liyoruz. “Hocam onun iyiliği için eve bilgisayar aldım, internet bağlattım ya da ona cep telefonu aldım ama oğlum, kızım ders çalışmayı bıraktı” gibi sıkıntıları dinliyoruz.

Bakınız, yapılan araş­tırmalarda internet denen güzel buluşu, daha çok msn’ye girmek, oyun oynamak ve bedava gazete okumak için kullandığımız yo­lunda epeyçe araştırmalar vardır. Özellikle cep telefonunu sık kulla­nan öğrencilerin hiç kullanmayan öğrencilere oranla başarıların­da hızlı bir düşme olduğu gözlenmiştir.

İçinde yaşadığımız yüzyılda teknolojiden kaçış yok. Cep telefonunu, bilgisayarı yasaklamakla, eve almamakla bu işin çözüleceğine inanmıyorum. Çocuklarımızın, teknolojiyi mümkün olduğunca bilinçli ve dikkatli kullanmaları sağlanmalı, bilgisayar, cep telefonu, televiz­yon gibi araçlar konusunda kısıtlamalara gidilmeli, bu tip araçları kullanmalarına, günün ancak belirli zaman dilimlerinde izin veril­melidir. Aslında burada hepsinden önemlisi, çocuklarımıza tekno­lojinin nimetlerinin yanında, bizim için yeri geldiğinde nasıl zararlı hale gelebileceği konusunda da bilinç kazandırmak. Bu bilinci kazanan birey, derslerinin, okulunun ve hedeflerinin her şeyden daha önemli olduğunu ve ihtiyaç duyduğunda teknolojiden de fay­dalanmasını bilir. Yani düşünceleri değiştirmeden davranışları değiştiremezsiniz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.