DİYANETTE DÜZENLEME ŞARTTIR !!!

DİYANETTE  DÜZENLEME ŞARTTIR   !!!
08 Şubat 2020 Cumartesi - 1670 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

Kuruluşundan bu yana kuruluş nedenindeki eksikliğinden dolayı, kuruluş amacındaki amaçta tanımdan öteye hiç bir şeye yaramayan diyanet işleri başkanlığında artık bir düzenleme şarttır.
1923 yılından sonra özellikle Hilafetin kaldırılmasından sonra hilafetten arta kalan vakıflar taşınmazların bir çoğu bir şekilde Laik kurumların tarafına kaydırılarak, diyanet tanımıda tam yapılmayarak, hilafetten arta kalan sofranın bölüşmesine girilmiş ve bu konuda da başarılı olmuşlardır.
Öncelikle diyanet işlerinin kuruluşu , kaldırılan Hilafetin yerine ikame edilen bir kurummu yoksa laik bir ülkede müslümanları elde tutmak için kurulmuş bir kurum mudur ? . Tanım olmadan bir kurumun amacıda olmaz.Yada tanım konusunda bu tavır neden gizlenme derdindedir.Bu konuda siyasete tanım için bir zorunluluk vermektedir. Bunu çözecek olan da siyasilerdir.
YÖK gibi Anayasasal düzenleme ile döner sermaye üzerine özerklik verilebilir.Vakıflardan ve cumhuriyet döneminin ilk yıllarında paylaşılan hilafet arta kalanların devri ile genel bütçe dışında döner sermaye ile bir yapı kazandırılabilir.
Teşkilat yapısında, kurumla ilgili olan cami dernekleri ve sivil toplum örgütlerinin dayanışması ile ilçe müftülüğü , akabinde il müftülüğü ve akabindede kurum başkanlığı seçimle yapılabilinir.Kurum başkanı daha sonra Anayasa Mahkemesinin önünde yemin ile göreve başlayabilmelidir.Kurumdan ilgilenen cami cemaati ve kurumun hareket ettiği kişilerin sürece müdahalesi sağlanarak teşkilat yapısında böyle bir hareketle değiştirilebilmelidir.
Kurumun finansesini de Hilafet paraları ile kurulmuş bulunan İşbankası sağlayabilmelidir.Birileri artık yapmaları gerekeni yapmalidır.Kör kuyu siyasetten uzakta zamanın değişmesi ile düzenleme yapılması şart olan konularda tadilata gidebilmelidir.
Siyaset vekalet müessesidir.Halka vekalet eden bir kurum, halkın dilediklere vekalet etmelidir.Siyaset mazeret makamı değildir.3 yıl sonra 100 senesini bulacak bir mecliste artık mazeret, gayedeki hikmeti yok etmektedir.Gerçeği görmek gerek.Mazeret üretme ile sorunun üstesinden gidememek, istifa mekanızmasını işlev hale getirir.Halk dilinde derler ya , YAPAMIYORSAN BABANIN OĞLU YAPAR sözü ile beceremiyenden artık millet mazeret değil, istifa mekanızmasını işletmesi beklenmektedir.Sözlerimi siyasi olarak değerlenirilmemelidir. Siyasetin kitabında yapamıyana mazeret değil, istifa mekanızmasının açık olduğunu belirtmek için bu cümleyi sarf ettim…!!!
Yıl 2020 ve artık dünya 100 sene önceki sorunlarını birşekilde çözerken, 1920 ve 30’ların mantığı ile sorunların üzerine gidilemez.Yeni argumanlarla sorunlara çözüm üretecek olan siyaset mekanızmadır.Siyasetin bu konularda parti aşamasında, kurmuş olduğu akademik yapıdan AR-GE birimlerinden görüş almalıdır.Nasıl ki bu konularda Hukuk bilirkişi adı altında bu mekanızmayı işletiyorsa, bu konularda da siyaset, üzerinde kurulmuş bulunan akademik yapılardan görüş istemesi gerekmektedir..Artık mızrak çuvala sığmıyor ve mızrak kendi yerini aramaktadır. 100 yıllık zaman düzeyinde, üstüne vazife olan siyasetin bu meselelerin üzerine mazeret üretmeden gitmesidir.Zira verilen 100 yıllık sürede, siyasetin müesses nizamdan hoşnut olduğu görüşü ortaya çıkmaktadır.işte buda siyasetin son merhalesidir.
İster sağcı, ister solcu siyaset olsun….!!!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.