Siz gönderin, biz yayınlayalım

  • DOLAR
    8,3465
    %0,70
  • EURO
    9,6728
    %-0,08
  • ALTIN
    504,34
    %1,32
  • BIST
    1.112
    %-1,30
Durmaz, “Çiftçilerimizin Umudu Başka Hasada Kalmıştır”

Durmaz, “Çiftçilerimizin Umudu Başka Hasada Kalmıştır”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, “AK Parti iktidarı döneminde ülkemizde ihmal edilen ve tutarlı politikalarla desteklenmeyen tarım, gelir dağılımında en kötü durumda olan sektör haline gelmiştir.”dedi.

Durmaz yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “AK Parti iktidarları dönemindeki yanlış uygulamalarla tarım sektörü ihmal edilmiş, çiftçimiz, üreticimiz yoksulluğa mahkûm edilmiştir. Sayın Bakanın övündüğü Toprak Koruma Kanunu’na rağmen, on yılda tarım alanlarında 2,5 milyon hektar bir azalma söz konusudur.

Bu dönemde tarımsal ürün fiyatlarındaki artışlar enflasyonun altında kalırken, tarımsal girdi fiyatları enflasyonun çok çok üzerinde artış göstermiştir. AK Parti yönetimindeki on yılda, sadece buğday üreticisinin uğradığı kayıp 13 katrilyon liradır.

2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu’nda tarıma verilecek destek “Gayrisafi millî hasılanın yüzde 1’inden az olamaz” hükmü getirilmesine rağmen bugüne kadar bu oran tutturulamamıştır. 2013 yılında da açıklanan destekleme rakamlarından anlaşıldığı kadarıyla bu oranın % 0,5 civarında olduğu görülmektedir.

Kanunu çıkaran AK PARTİ’nin sadece kendi çıkardığı kanuna uymamasının sonucunda Türk çiftçisinin kaybı 27 katrilyon liradır. Buğdayda 13 katrilyon, desteklemelerden kaybı 27 katrilyon lira. Sadece 2 kalemde Türk çiftçisinin kaybı 40 katrilyon liradır.

On yıllık süreçte girdi fiyatlarındaki artış gübrede 5-6 katına, mazotta 4 katına çıkarken buğday fiyatındaki artış on yıl önceki fiyatın 2(iki) katına ancak bu yıl ulaşabilmiştir.

Açıklanan fiyatı sadece enflasyonla karşılaştırarak her fırsatta “enflasyonun üzerinde bir fiyat artışı sağladık” şeklinde ifade etmek konuyu saptırmaktan başka bir şey değildir.

Ülkemizdeki girdi fiyatlarının diğer ülkelerdeki girdi fiyatlarından kat kat fazla olduğunu; bizdeki tarımsal altyapının yetersizliğini ve üretim maliyetlerinin yüksekliğini dikkate almadan, her türlü tarımsal altyapısını çok üst seviyelere taşımış ülkelerdeki ürün fiyatlarıyla karşılaştırmak sığ, öngörüsüz ve gerçek dışı bir değerlendirme olacaktır.

Dünyanın en pahalı mazotunu, gübresini ve elektriğini kullanan çiftçimiz ağır girdi maliyetleri altında ezilmektedir. Tarımsal üretimin en temel girdileri olan mazot, gübre ve elektrik enerjisindeki yüksek vergi oranları acilen kaldırılmalıdır. AK Parti çiftçimize 10 yıl önce verdiği sözü tutmalı tarımsal girdilerdeki KDV ve ÖTV’yi kaldırmalıdır. Türk çiftçisi, “Gemiciklerin” kullandığı mazottan kaldırılan ÖTV ve KDV’nin Tarımsal girdi olarak kullandıkları mazottan kaldırılmasını beklemektedir.

Anadolu’da üretilen buğdayların, girdi fiyatlarının yüksekliği nedeniyle uygun tohum, ilaç ve yeterince gübre kullanamayan çiftçinin ürettiği buğdayların kalitesi dikkate alındığında % 90’nın başfiyatı tutturma imkân ve ihtimali yoktur. Kaldı ki halen alım yapılan Şanlıurfa, Adana ve Diyarbakır’da biçilen buğdaylara verilen fiyatlar 620-680 TL arasındadır. Hububatın turfandası sayılabilecek bu bölgelerde fiyatlar böyleyken Anadolu’nun genelinde hasadın başlamasıyla bu fiyatlar daha da aşağılara düşecektir.

Çiftçimiz tarafından TMO ve tüccarlara teslim edilen ürünlerden yapılan kesintilerde (Stopaj, Borsa tescil ücreti, yükleme-boşaltma vs.) hesaplandığında bunun ortalama % 4 olduğu görülmektedir. Bu hesap yapıldığında 720 diye açıklanan başfiyat yani birinci kalite buğdayın fiyatı 691,2 TL’ye düşmektedir.

Prim desteği ve diğer destek ödemelerinin üzerindeki bütün yasal kesintiler kaldırılmalıdır.

ABD Tarım Bakanlığı (10 Mayıs 2013), FAO ve OECD’nin son raporlarına göre; bu yıl ülkemizde ve dünya genelinde iklim şartlarının olumlu geçmesi nedeniyle hububat üretim ve stok durumunda artışlar olacağı tahmin edilmektedir.

Dünya hububat üretimindeki bu artışların, 2013 sonbaharında dünya buğday fiyatlarında hızlı düşüşler yaşanmasına sebep olacağı, söz konusu raporlarda yer almaktadır.

Bütün bunlar dikkate alındığında, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca açıklanan buğday fiyatı üreticiyi tatmin etmekten çok uzaktır.

Buğdayla ilgili sektörelbazda ve üreticimiz için yararlı olacağını düşündüğümüz bazı tedbirlerin alınması gerekmektedir:

Türk çiftçisinin dünya ile rekabet etmesi için Tarım sektörü en az AB ve ABD çiftçileri kadar desteklenmelidir. Bu doğrultuda buğday alımlarında daha fazla destekleme yapılmalıdır.

Girdi fiyatlarını diğer ülkelerle rekabet edebilecek düzeye indirecek destekler verilmelidir. Ülkemizde ancak üçte biri karşılanabilen sertifikalı tohumluk ihtiyacının tamamının uygun fiyatlarla temini için gerekli çalışmalar yapılmalı, sertifikalı tohumluk kullanımı yaygınlaştırılmalı ve geliştirilmelidir.

Stratejik bir öneme haiz buğday üretiminin artırılması için bütün ürünlerde olduğu gibi planlı bir üretime gidilmesi zorunludur. Bu konuda yeni bir uygulama olan havza bazlı destekleme modelinin uygulamadaki durumunu ve sonuçlarını henüz görmediğimiz için herhangi bir değerlendirme yapmak mümkün olmamaktadır.

Bakanlık, TMO aracılığı ile gerekli tedbirleri zamanında almak suretiyle, spekülatif hareketlere karşı çiftçiyi korumalı ve piyasayı regüle etmelidir. Bu doğrultuda son on yılda ortalama 1.559.065 ton buğday alan TMO yeniden % 15-20 oranında piyasada etkin kılınmalıdır.

Bütün bu çalışmaları yaparken tarımsal altyapıya yönelik olarak başta kadastro sorunu olmak üzere sulama sorunu, tarım işletmelerinin ekonomik sosyal yapısının iyileştirilmesi, danışmanlık sisteminin yaygınlaştırılması ve desteklenmesi gibi birçok konuda da temel sorunların çözümü sağlanmalıdır.

2013 yılı için açıklanan müdahale alım fiyatları çiftçimizin beklentilerinin çok altındadır. Çiftçilerimizin umudu başka hasada kalmıştır.”dedi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Ucuz Davetiye - Davetiye Modelleri
reklam
NÖBETCİ ECZANE