Mason MUSA KAZIM Efendi

Musa Kazım efendi, Mehmet Reşat V. devrinin şeyhülislamlarından olup eserleriyle tanınmış ll nci Meşrutiyet devrinin eşsiz ve mümtaz simalarından biridir. Osmanlının son döneminde 4 kez Şeyhülislamlık makamına getirilmiş nihayetinde ittihat ve terakki partisinin mensuplarının tutuklanıp yargılandığı zamanda Yüce divanda yargılanmış olup 15 yıl kürek cezası ile cezalandırılmış ancak son Osmanlı padişahı Vahdeddin Han tarafından cezası […]

17 Kasım 2015 Salı

KURBAN

Kurban kelimesi kurb yani yakınlık manasındadır.Buhadise kuranı kerimde İbrahim Aleyhisselamın mevlanın emri gereği oğlu İsmail Aleyhisselamı kurban etmesini ve bundan sonra bu emri ilahiye uymanın mükafatı olarakda cenabı hakkın İsmail Aleyhisselamın babası İbrahim Aleyhisselam tarafından kurban edileceği anda , İsmailin yerine Cebrail tarafından bir koç getirelerek bu koçun kurban edildiği anlatılır. Bir baba için en […]

23 Eylül 2015 Çarşamba

EY NAMAZ KIL BİZİ ;

Her şeyi yoktan var eden, bizi insan olarak yaratan ve sayısız nimetlerle donatan Allah’a şükranda bulunmak, teşekkür etmek en başta gelen insani görevimizdir. Allah’a şükretmek dil, kalp ve bedenle olur. Şükrün bütün bu kısımlarını toplayan bir ibadet şekli vardır ki, o da namazdır. Namaz, alemlerin Rabbi olan Allah’a ibadet ve kulluğun tayin ve tespit olunmuş […]

11 Temmuz 2015 Cumartesi

HAK DOSTU İLE TÖVBE KAPISINA VARMAK

Bizler bu dünyada yaşadığımız ömür boyunca cenabı Hakka kul olarak bir ömür sarfedilmesi ile ömrümüzü tamam edip,Hakka yolculuğa doğru ömür sermayesini tamam ettikten sonra , fani imtihan hayatından ebedi bir hayata doğru gideceğiz.Ancak bu dünyada yaptıklarımız ameller öbür tarafta belirleyici olacak ve bu dünyada yaptıklarımızdan hesaba çekilip öbür alemdeki yerimiz ona göre olucaktır. Ancak amellerimizde […]

07 Temmuz 2015 Salı

İSLAM DÜNYASI

İçin­den geç­mek­te ol­du­ğu­muz san­cı­lı sü­reç, İs­lam Dün­ya­sı’nın ge­le­ce­ğin­de han­gi un­sur­la­rın “be­lir­le­yi­ci” ola­ca­ğı so­ru­su­nun ce­va­bı­nı her ak­tö­rün ken­di he­sa­bı­na gö­re ta­yin et­me mü­ca­de­le­si­ni an­la­tı­yor ay­nı za­man­da. Denk­lem için­de her za­man ağır­lık­lı bir yer tut­ma­ya de­vam eden Ba­tı, kla­sik me­to­du­nu uy­gu­la­ma­ya de­vam edi­yor: Oyu­nu, “üst ya­pı”yı ma­ni­pü­le ede­rek kur­gu­la­mak. Bu­ra­da­ki “üst ya­pı” ifa­de­si, “halk” dı­şın­da­ki –as­ker, si­ya­set, […]

17 Mart 2015 Salı

İNGİLTERE

1800 yılından ta ki 2.ci dünya savaşına kadar dünyada gelişen her olayın altında yer alıp dünyanın şekillenmesinde bir nevi tek söz sahibi olan  , 2.ci dünya savaşından sonra bir nevi Amerika Birleşik  Devletlerine bu görünen vazifesiniv devretmiştir.Bu devrediş aslında bir görünürlükten ibaret olup , 2.ci dünya savaşından sonra her daim Amerika birleşik devletlerinin yanıbaşında olup […]

09 Şubat 2015 Pazartesi

ÖRNEK DİN GÖREVLİSİ

Son dönemlerde kamuda yapılan bir sürü değişim ve yenilik konularında Diyanet işleri başkanı Sayın Mehmet GÖRMEZ döneminde yapılan diyanet camiasındaki bir sürü yenilik ve değişime bağlı olarak yapılanlar doğrusu takdire şayan icraatler olarak görülmektedir. Diyanet teşkilatı içerisinde bulunup , Anadolumuzun şirin bir uç ilçesinde görev yapan bir diyanet personelinin fedakarane gayretini bugun ki yazımızın konusu […]

21 Ocak 2015 Çarşamba

ÜMMETİN MUSA’LARI ;

Hakk’ın ve halkın gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi olma gayretiniz yoksa siz de hukukun katillerindensiniz.İman sahibi olan herkesin haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı çıkması iman borcudur. Haklı olmak, başkalarına haksızlık etme hakkı verseydi, dünyada Firavun olmayan kimse kalmazdı. Akraba ve hısım uğruna, ekonomik seviye hatırına, makam, rütbe ve unvan hesabına adaletten, hak’tan ve […]

09 Aralık 2014 Salı

TÖVBE ;

Tövbe hatadan dönmek hata ettiğinden rucu etmektir.Tövbe yapılan işin yanlış olduğunu anlamaktır ve o amelin yanlışlığını kabul etmektir.Tövbe bir başlangıç kaybolan zamanın telafisine niyet demektir.Tövbe asıl halıkın, mevla zülcelalin nimetlerine karşı bir teşekkür bir şükür ifadesidir. Bir kimse ki ömründe hiç günah işlemesse hiç hata yapmasa hiç yanlışa düşmese bile tövbeye yinede muhtaçtır.Tövbe kulun kendi […]

09 Eylül 2014 Salı

TÖVBE ETMEK ,

Kul deyince aklınıza ne gelir? Sıralıyabileceğiniz birçok özelliğin arasında, hiç şüphesiz ‘muhtaç varlık’ tanımı da vardır. Gerçekten de makamı-mevkisi, parası-pulu ne olursa olsun, kul olarak yaratılan insanoğlunun en temel vasıflarından biri, her an ihtiyaç içinde bulunmasıdır. İnsan her şeyden önce Yaratıcısı’na muhtaçtır. Ve bu ihtiyacı dünya ve ahirette hiçbir zaman bitmeyecektir. Esas olarak, ihtiyaç içinde […]

22 Ağustos 2014 Cuma

Doğu Türkistan zulmü ;

Ben bu mü’min kardeşlerimin acılarını, zamana yayılan ve beklenen ölümlerini ve şehâdetlerini bir başka açıdan değerlendireceğim. Çünkü medyada gösterime konan senaryoların ve konuşulan küresel hesapların, onların acılarını ve ölümlerini azaltmayacağını biliyorum. Bundan dolayı, onların acılarını, ızdıraplarını ve kitlesel şehâdetlerini bir başka açıdan değerlendireceğim. Her hangi bir küresel gücün hesaplarına ve senaryolarına göre değerlendirmeyeceğim. Onların hesabı […]

25 Temmuz 2014 Cuma

BOYKOT ;

Boykot  olmaz Olmaz işte! geçmişten gelen bir örneği yok. Boykot kültürü yok islamda. Bakmayın siz internette dolaşan İsrail ürünlerini boykot çağrılarına. Hepsi fasa fiso. Hacım benim, iftarda orucunu açar, karnım şişti der, vurur kola şişesinin dibine sonra da Elhamdülillah çeker. Reklamı bile var. Siz hiç DİG duydunuzmu? Duyarlı islami gençlik yani. Yok ki duyasın. DİG […]

23 Temmuz 2014 Çarşamba

MÜRŞİD ve HAKİKİ DİN ALİMİ

Mürşid kelimesi, telafuzuna bakılırsa irşad etmek , dine davet etmek yada tebliğ edici manasına gelir.Kişiyi hem dünya hemde ahiret hayatı için , yol gösterici rehber ve bu rehbere verilen addır. Eskilerde , Anadolu diyarı olsun hicaz mevahalisinde olsun , insanlar böyle bir mürşide ihtiyaç olduğunun kanaatini edinip , kendilerine mürşid ararlar ve bulduktan sonrada o […]

25 Haziran 2014 Çarşamba

MARKA İNSANI OLMAK ;

Buna nevi şahsına münhasırlık ta denebilir.Öyle kişiler var ki , cümlenin aslı kendine aittir. Cümle sarf edildiği zaman , aslı kendine ait olduğundan kişi akla gelir buna amiyane tabirle markalaşmış kişi denir. Çevremizde bu tasvire uyan bir çok kişiler olabilir , yada yöreye göre değişiklik arzeder mahiyette bulunmayadabilir , ama benim bildiğim ve yukarıdaki tasvire […]

17 Haziran 2014 Salı

HAVUÇ SOPA TARİHİ

Sanki geçmiş irdelenince bir şeylerin kendiliğinden değilde bir metod üzerine geliştiği izlenimi ediniyor insan . Tarihimizle övünen bir millet olarak tarihin başlangıç kısmından ta ki günümüze kadar , sanki olaylar ve gelişmeler hep bir merkezden yönlendiriliyormuş gibi bir hava esinlenmekte. Osmanlının çöküş devresi olarak başlangıç kabul ettiğimiz Tanzimat fermanından sonra ulu hakan Abdülhamid Han cennet […]

11 Haziran 2014 Çarşamba

İDARECİLİK ÜZERİNE

İdarecilik, toplum içerisinde fertlere verilmiş önemli bir emanettir. Bu emanetin sorumluluğundan kurtulmak için, onu Hakk’ın rızasına ve insanların menfaatlerine uygun bir şekilde kullanmak, her idareci ve yöneticinin en başta gelen vazifesidir. Bizim anlayışımızda idareci, idaresi altında bulunanlara karşı, onlara gösterdiği sevgi, dürüstlük, önemli-önemsiz bütün hadiselerde onlara gösterdiği destek ölçüsünde kendisini benimsetecektir. Gerçek idareci kendisini memurlarına […]

04 Haziran 2014 Çarşamba

DOSTLUK ;

 “Dostluğun su ve ateş unsurundan daha elzem ve daha kıymetli bir şey olduğu hususunda mevcut olan atasözü ne kadar doğru ve yerindedir.” . Dostsuz hayata hayat denemez. Hayat dostlukla, dostlarla canlılık ve renk kazanır. Hele yüce davaya gönül veren insan için dost herşeydir…       “Dertlerim dökecek dostu olmayanlar, kendi yüreklerini kemirir” diye bir […]

24 Mayıs 2014 Cumartesi

OSMANLI OCAKLARI TEŞKİLATI

Bizim için geç kalınmış bir proje ,, Daha 10 yıl önceden temeli atılmalı idi , ama yinede geç sayılmaz .Zararın neresinde dönülse kardır.Yine de böyle bir hareketi Osmanlı ruhunu tekrar uyandırmak açısından önemli buluyorum. Genel başkanı Sayın Emin CANPOLAT bey’in çalışmalarını basından yakından takip etmekteyiz. Özellikle gençliğin yetiştirilmesi konularında bu tür çalışmaların önemine vurgu yapmak […]

05 Mayıs 2014 Pazartesi

ASİL AZMAZ , BAL KOKMAZ

Asil azmaz bal kokmaz , kokarsa yağ kokar , onunda asli ayrandır , der atasözümüz .Bu günlerde gerek sosyal paylaşım sitelerinde gerekse bazı iletişim araçlarında sıkça bu atasözü konusunda sözler duyar olduk.Bu anlaşılması biraz düşündürücü atasözünü bir hikaye ile manalandırmaya çalışalım ; Bir zamanlar Kartallar, adlarına yaraşır bir hayat yaşarlarmış. Onlar, çok yükseklerde uçar, yuvalarını […]

28 Nisan 2014 Pazartesi

SULTAN VAHDETTİN HAN;

Sultan Vahdettin Han, ülkenin kurtuluşunun işgal altındaki İstanbul’dan gerçekleştirmenin mümkün olamayacağını biliyordu ve bu sebeple işgalci güçlere karşı Anadolu’da teşkilatlanmaya karar verdi. İngilizler, kendisinden işgalci güçlere karşı mücadele veren halkı teslim olmaya davet etmesini istiyordu. Bunu fırsat bilen Sultan Vahdettin, görünüşte direnişleri yatıştırmak, esasında ise devleti kurtaracak teşkilatlanmayı başlatmak üzere Anadolu’ya bir heyet göndermeyi kararlaştırdı. […]

23 Nisan 2014 Çarşamba

Osmanlı ve sömürgecilik

Geçmişinden kopuk bir millet başkalarının kukla milleti olmaya, müsait hale gelir gerçeğini hatırlattıktan sonra Hekimoğlu İsmail bu gerçeği destekler mahiyette şöyle diyor;  “Madrid’de boğa güreşlerini seyrettim. Eğer birinci boğanın başına gelen olayları ikinci boğa bilseydi, matadorların elinde oyuncak olmayacaktı.” Bir tarih kitabı için, önsöz olabilecek müthiş bir başlangıç.Evet tarih bize birinci boğanın başına gelenleri anlatır. […]

08 Nisan 2014 Salı

KAZANMAK ve KAYBETMEK

Kazanmak, yılların emeğiyle olurken; kaybetmek anlık bir olaydır. Tıpkı elde ettiğimiz tecrübeler gibi. İnsanoğlu sanki elindekinin kıymetini kaybetmeden anlamayacakmış gibi. Çoğu zaman tecrübeyle birlikte acıyı yaşarız. Mutluluklardan tecrübe edinmek olabilir ama acılar kadar ders verici değildir. Kaybettiklerimiz bize kendimizi hayata karşı yenilmiş hissettirir. Bir an gelir pes eder ve en dibe ineriz. İçimizi sarmaya başlayan […]

02 Nisan 2014 Çarşamba

KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK;

Çevremizde yaşanan her türlü olumsuzlukta insan olarak tepki gösteriyoruz. Bize ne oldu, neden bu kadar duyarsızlaştık diyoruz. Bazen isyan ediyor, artık düzelemez noktalara geldiğimizi düşünüyoruz. Haklı mıyız, evet haklıyız. Ancak bu noktaya gelmekte kendi kusurlarımızı görebiliyorsak, ne kadar iki yüzlü bir topluma dönüştüğümüzü kabul edebiliyorsak durum o kadar ümitsiz değil demektir. Hala birçok şeyi düzeltme […]

24 Mart 2014 Pazartesi

DAVA ADAMI OLMAK ;

Dava adamının hayatının gayesi vardır. Gayesini yitirmiş insan yaşama nedenini de yitirmiş demektir. Çünkü gayesiz-hedefsiz olmak, kişiliksiz ve kimliksiz olmak demektir. Kimliğini kaybedenler bu dünyada hükümsüzdürler. Bu insanlar güneşi ceketinin astarında kaybedip, yakasına takmak için sahte rozetler arayan zavallı insanlardır. Dava adamı, davasını hayatının merkezine koymuştur. Davasına kitlenmiş insandır. Yaşantısı, mesaisi, çalışması hatta gezmesi, tozması […]

21 Mart 2014 Cuma

ADALET ve KARDEŞLİK

Mukaddes bir derde sevdalanan ve bir davaya adanan insanların idealleri vardır, bu ideallere ulaşmak için de yol ve yöntemleri. Hizmet ettiğimiz ve gayret gösterdiğimiz alanlara bağlı olarak önceliklerimiz değişiklik arz eder. Her topluluk, başkasının hukukunu çiğnememek şartıyla kendi maslahatını önceleyerek hareket edebilir. Kimi zaman da bu önceliklere bağlı çatışma alanları oluşur, bu çatışma anlarında hassasiyetlerimiz […]

18 Mart 2014 Salı

ELEŞTİRİ VE ÖLÇÜSÜ ,,,

Dünden ne kaldı ki; bakıyoruz gündemin yoğunluğuna, o kadar her şey ani gelişiyor ki inanın takip etme zorluğu yaşanmaktayız. Bu süratte insan gözünden bazı ayrıntıları ve bazı ölçüleri kaçırabiliyor. İletişim çağının bu derece hızlı olduğu günümüzde dünyayı bir köy düşünürsek fazla abartmış olmayız. Ama gelişmeleri değerlendirecek olur isek ne kadar her şey hızlı olarak gelişmiş […]

13 Mart 2014 Perşembe

Bir dostun ardından ;

(Ercan HORATA  Merhumun ardından,,,,  ) Bir sempozyum etkinliğinde, karşılaşmamız ve tanışma fırsatımız olmuştu.Kendisini takdim edenler sanayici ve iş adamı diye tanıtmıştılar.Otuzyedi yaşlarında iyi bir dini eğitimle kendini geliştirmiş iş alanında ülke içerisinde yetinmemiş ve ayrıca Amerika ve rusya’ya ihracat ticareti ile ticari sahada oldukça başarılı bir performans yakalamış biri idi. Birkaç ortak mekanda tesadüf eseri […]

09 Mart 2014 Pazar

TAM İLMİHAL ( SEADET-İ EBEDİYYE )

Bu köşeden bugün 20 yıldır tanıdığımız ama halen ihtiyaç duydukça açıp açıp okuduğumuz bir kitabtan bahsedeceğiz. Çocukluğumdan beridir kitablara bir merakım vardır.Yeni alıp beğendiğim bir kitabı , gece sabaha dek sürse de okumadan elimden bırakmazdım.Neden sonra internetle tanıştıktan sonra bu eylemim yüzde elliye düşer oldu.Ama internette de kitablarda olduğu gibi bir konuya takıldımmı o konu […]

06 Mart 2014 Perşembe
Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.