HAK DOSTU İLE TÖVBE KAPISINA VARMAK

HAK DOSTU İLE TÖVBE KAPISINA VARMAK
07 Temmuz 2015 Salı - 910 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0
12

Bizler bu dünyada yaşadığımız ömür boyunca cenabı Hakka kul olarak ömür sarfedilmesi ile ömrümüzü tamam edip,Hakka yolculuğa doğru ömür sermayesini tamam ettikten sonra , fani imtihan hayatından ebedi hayata doğru gideceğiz.Ancak bu dünyada yaptıklarımız ameller öbür tarafta belirleyici olacak ve bu dünyada yaptıklarımızdan hesaba çekilip öbür alemdeki yerimiz ona göre olucaktır.

Ancak amellerimizde ve niyetlerimizde halisane ihlası göz edersek ancak o hesabımız , Allah için yapılmış ameller listesinde görülecektir.Ancak nefis sahibi ve şeytana uyduğumuzdan yaptığımız amellerin bir kıymetinin olmayacağından kul , mevlanın bir dostuna ve bir hak aşığı evliyaullah’a tabi olup onun bereketli ömründen ve talim ve terbiyesine kendini verip nefsin garabetinden kurtularak imanını kamil bir şekle sokma ile ancak kurtulabilir.

Kendine Mürşid ( irşad edici ) seçtiği hak dostunun elinde , yine büyüklerin buyuduğu ,” Gassalın elindeki ölü ” misali olmalıdır.Mürşid kişinin istikametini belirleyici olduğundan , mürşidinin çizgisinden bir lahza çıkmamak için kişi gayret göstermelidir.

İşe , böyle bir hak dostu mürşidi kamilin elinden tutarak tövbe etme ile başlanması , tövbesini geciktirmeden , hak dostunun talimi ile yapması ve o hak dostunu kendine dünya ve ahiret rehberi görerek kamil iman sahibi olması ile başlanır.Rızanın kazanmasında en bariz ve kısa yol budur.Yoksa bizler manevi hastalıklara duçar olmuşken ve nefisimizin pençesinde iken başarmamız oldukça zordur.

Hak dostunun elini tutarak ” YA RABBİ BÜTÜN YAPMIŞ OLDUĞUM GÜNAHLARA BEN PİŞMANIM , İNŞALLAH BİR DAHA YAPMAYACAĞIM ” diye Mevla tealaya söz vererek ve tövbede de sadakat göstererek kurtuluş yolunun ilk adımını atmış oluruz.Bu hak dostu peygamber varisi  zahiri ve batını ilimlerdede alim olduğu için bizlerin bu dünyada da hesabını kolaylaştırıcı ve yevmi mahşerdeki hesabdada işimizi  tez görecek olduğundan çocuğun annesine ve ölünün yıkayaıcısına olduğu mutabaat gibi olunmalıdır.Büyüklerimizi kendi mürşidi kamilleri için ” Seyyidim ve senedim ” tabirlerini kullanıp onlara ne derece bağlı olduklarını göstermek istemişlerdir.

İslam tarihinde Ehlullah diye tabir ettiğimiz :  Şah-ı Nakşibendi hazretleri , Seyyid Abdülkadiri Geylani hazretleri, Cüneydi Bağdadi , el Basri  hazretleri ,İmamı Rabbani hazretleri , Mevlana Halidi Bağdadi hazretleri , Beyazıdı Bistami , Yusuf-i  Hemadani , Abdulhalık-i Goncduvani , Hoca Ahmed Yesevi ,Mevlana Celaleddin-i Rumi, Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaş-ı Veli , gibi büyük Hazretler hep bu yol ile kemala gelip imanlarını kemale erdirmişler ve ömürlerini tamam eyleyip dar-ı bekaya göç etmişlerdir.Öyle bir yaşam sürmüşler ki o iman kemalatı ile asırlar geçmesine rağmen hak yolundaki yapmış oldukları ile asırlar sonrası isimleri unutulmamaış ve dilden dile halen anlatılmıştır.

Bu kısacık ömrü de bu fani hayatta bir başlangıç yapıp , BEN PİŞMANIM , BÜTÜN YAPMIŞ OLDUĞUM GUNAHLARA PİŞMANIM, İNŞALLAH BİR DAHA YAPMAYACAĞIM demek ile kapıdan içeri adım atmamız ve bir başlangıç yapmamızın artık zamanı geçti bile .Elhamdulillah ki bizlere nasip oldu. İnşallah bu mübarek günlerde de yapmak isteyen ve kapıdan girmek isteyenlere de mevla nasip eder.Yoksa bu fani hayatın ne sıkıntısı bitmek bilir nede eziyeti son bulur.Birde ebedi bir hayatı bu fani hayattaki hatalar ve günahlar ile kaybetmemek için TÖVBE kapısından içeri girmemizi geciktirmemek gerekiyor.Zira ecelin ne zaman geleceği değildir. ……..VESSELAM..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Login

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.