Kılıç ve kalem

Kılıç ve kalem
10 Mart 2011 Perşembe - 1897 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

Geçen hafta İskender Pala hocanın “Şah Sultan” ve hemen ardından da “Katre-i Matem” isimli kitaplarını bitirdim.

Özellikle Osmanlı’ nın yoğun bir şekilde gündeme gelmesinden dolayı daha bir fazla etkilendim gibime geldi.

Fasıla vermeden 1981 doğumlu, 2004 yılından bu yana ABD’ de öğretim üyesi olarak görev yapan, ileride bir çok eseri ile karşı karşıya kalacağımıza inandığımız ve oldukça fazla beğendiğim ve takdir ettiğim Beyazıt Akman hocanın “Dünyanın İlk Günü” isimli romanını okumaya başladım.

Eserde Fatih Sultan Mehmet’ in çocukluğu, gençliği, kısacası hayatı oldukça felsefi bir şekilde ele alınmış, tam bir film senaryosu tadında, herkese tavsiye ediyorum…  

Kitabın 49 uncu Sayfasında Şehzade II. Mehmet’ e babası Sultan II. Murad’ ın öğütleri yer alıyor. Şöyle ki;

“Hayat bir sermayedir. Bunun kârı iyiliktir. Yürüyen ve nefes alan her şey bir gün ölür. Dünyaya nice cengâverler geldi, nice hükümdarlar geçti.

Hepsi de bir gün göçüp gitti. Geriye kalan ise addır. At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır, oğlum. Benim de vaktim yaklaşıyor.

Artık yetişmen, saltanata hazırlanman gerekiyor. Benimse Edirne’ ye dönüp tekrar işlerimin başına geçmem gerekiyor.

Sana üç değerli hoca bırakıyorum burada. Molla Gürani ve Molla Hüsrev seni ilmin her alanında yetiştirecekler.

Şunu unutma oğlum, iki türlü insan vardır, biri öğrenen diğeri öğreten. Sen hangisisin? Üçüncüsünden sakın olma oğlum, onlardan çakallardan kaçtığın gibi kaç. Onlar alçaktırlar, asalaktırlar. Yanında da sakın bu iki tür insandan başkalarını bulundurma.

Cafer ağa ise emrimdeki yeniçeri ağalarının en deneyimli, en hünerlilerindendir. Seni her türlü savaş sanatına karşı hazırlayacak.

Bir elinde kılıç, diğerinde kalem tutanları, diğerinde kılıçla duranları bulundurmazsan, düşmanlarını korkutamaz, halka huzur veremezsin.

Nasıl, aynen ABD’ nin sembolü olan kartalın bir elinde tuttuğu zeytin dalı, diğer elinde de tuttuğu oklar gibi değil mi? Acaba kim kimden esinlendi, değil mi?

Kitapta biraz daha ilerlediğinizde sık sık konunun kalem ve kılıca geldiği görmek mümkün tıpkı 79 uncu sayfada olduğu gibi

“… Akıllı hükümdar, etrafından bilge insanları eksik etmez. Memleketi ayakta tutan iki şeyden biri kılıç, öbürü de kalemdir. Hükümdar, kötülere sertlik ve ceza, iyilere hürmet ve iltifat göstermelidir. Kılıç olmadan ceza olmaz, kalem olmadan medeniyet doğmaz…” diyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.