Küçük istavrit

Küçük istavrit yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye…

Önce müthiş bir acı duydu dudağında,

Gümbür gümbür oldu yüreği,

Sonra hızla çekildi yukarıya,

aslında hep merak etmişti denizlerin üstünü,

neye benzerdi acep gökyüzü,

bir yanda büyük bir merak,

bir yanda ölüm korkusu…

ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu,

küçük istavrit anladı, yolun sonu…

Koca denizlere sığmazdı yüreği,

Oysa şimdi yüzerken küçücük yeşil leğende,

cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüzgeci…

İnsanlar gelip geçtiler önünden,  bir kedi,

yalanarak baktı gözünün içine,

yavaşça karardı dünya başı da dönüyordu.

son bir kez düşündü derin maviyi, beyaz mercanı,

bir de , yeşil yosunu..

işte tam o anda eğilip aldım onu..!

yürüdüm deniz kenarına,

bir öpücük kondurdum başına,

iki damla gözyaşından ibaret sade bir törenle saldım denizin sularına…

bir an öylece bakakaldı.!

sonra sevinçle dibe daldı gitti, tüm kederimi söküp atarak,

teşekkürü de ihmal etmemişti,

birkaç değerli pulunu, elime avuçlarıma bırakarak…

balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme,

sorar gibiydiler, neden yaptın bunu niye…,

“bir gün” dedim;

“bulursam kendimi yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz,

son ana kadar hep bir umudum olsun diye.”

Yazmış sevgili Namık Kemal

Günümüz Türkiyesi’ ne, Yerköy’ üne bakınca Namık Kemal’ in oldukça iyimser olduğunu düşünebilirsiniz/düşünebilirim…

Ne var ki “umut fakirin ekmeği, ye Mehmet’im ye…” diye de boşuna söylememişler.

Peki Kurtuluş Savaşı’ na giren dedelerimizin, nenelerimizin durumu bizden daha mı kötü idi ya da Sarıkamış’ta tek mermi bile atmadan karın üzerine düşen Mehmetçiklerin, diye de sorulabilir?

Tüm bunları kafamda sıralarken, geçtiğimiz günlerde iki kez köşemde okuduğunuz, sonra da köşe komşum olan Mehmet AKINCI beyefendinin de dile getirdiği “Bozok Üniversitesi Adalet MYO’ nun büyük Sorununun” TBMM Kürsüsünden MHP Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Sayın Sadir DURMAZ beyefendi tarafından dile getirilmesi umutlarımın yeşermesine neden oldu.

Bu kadar umutlanmama ve ümitlenmeme sebep olan düşüncelerimden Pazartesi günü Yerköy Belediyesi’ nin bütün çabalarına rağmen karşıdan karşıya geçerken ayakkabımı çamura kurban vermek ile birlikte birden bire uzaklaşıverdim.

Çamurların içerisinde çorabım ile adım atarken içimde umudun, istavritin ya da benden sonra gelecek nesillere en derin sevgi ve saygılarımı belirttiğimi de belirterek yazın tozunu özlemeye başladığımı birden bire fark ettim ve tekrar düşündüm; çamur mu yoksa toz mu daha iyi?




Etiketler : , , , , , , ,
Son Dakika Haberleri
Yerköy’de Zafer Bayramı Coşkusu
Yerköy ilçemizde, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 92. yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlandı. Atatürk anıtına çelenk konulmasıyla başlayan törende saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu. İlçe Jandarma Komutanlığı’nda görevli Jandarma Kıdemli Çavuş Hüseyin Eraslan, günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada, 30 Ağustos Zaferinin, 91.inci yıl dönümünü büyük bir coşku ve gururla kutlandığını söyledi. Eraslan konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “92’inci yıldönümünü ilk günkü gurur ve heyecandan hiçbir şey kaybetmeden aynı duygularla kutladığımız 30 Ağustos Zaferi ile Başkomutan Mustafa Kemal’in önderliğindeki yüce Türk ulusu, emperyalist
Yusuf Başer’in 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı
AK Parti Yozgat Milletvekili Av. Yusuf Başer’in 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajını yayınladı. Başer, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Türk tarihi, hiçbir milletle kıyaslanamayacak ölçüde eşsiz zaferlerle doludur. Galibiyetimizle sonuçlanan büyük meydan savaşları genellikle Ağustos ayına rastlamaktadır. Türk tarihine baktığımız zaman, en parlak zaferlerin Ağustos ayında kazanıldığı görülür. Ağustos ayı âdeta zaferlerin dizildiği kutlu bir zaman dilimidir. Bunlar arasında iki zaferimiz, diğerlerine göre daha derin anlamlar ifade etmektedir: 26 Ağustos Malazgirt Meydan Savaşı ve 30 Ağustos Başkumandanlık Meydan Savaşı. Türkler, Malazgirt Meydan Muharebesi ile bir vatan kurmuşlardır.
Hemşerimiz, Venedik Film Festivali’nde Türkiye’yi temsil edecek
İlk Türkiyeli yönetmeni ve Yerköylü hemşerimiz olan Kaan Müjdeci, “Sivas” ile 27 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek 71’inci Venedik Film Festivali’nde yarışacak. Dünya prömiyerini 71. Venedik Film Festivali’nde yapacak olan “Sivas”; Hemşerimiz Kaan Müjdeci’nin ilk uzun metrajlı filmi “İlk filmi” ile Venedik Film Festivali’nin ana yarışma bölümüne seçilerek büyük bir başarıya imza atan genç yönetmen, 27 Ağustos – 6 Eylül 2014 tarihleri arasında gerçekleşecek festivalde büyük ödül için yarışacak. Yine kendisi gibi Yerköylü olan 11 yaşındaki Aslan adlı bir çocuk ile “Sivas” isimli bir dövüş köpeğinin, bozkırda geçen
En Çok Yorumlanan Konular
En Popüler Konular
YERKÖY ŞEHİDİNE AĞLIYOR
Şırnak’ın Uludere ilçesinde vatani görevini yapan bir er henüz nedeni bilinemeyen bir  sebepten dolayı şehit oldu. Ayanoğlu Mahallesi Atatürk Bulvarı Dr. Sadık Ahmet parkı karşısında ikamet eden Hasan Pirhan’ın (23)  ailesine  şehit olduğu haberi askeri yetkililer ve sağlık memurları ile ulaştırıldı. Pirhan’ın naşı, Diyarbakır Adli tıp kurumu morguna kaldırıldığı, yapılan gerekli incelemeler sonrası Yerköy’e gönderileceği bildirildi.
Yerköy’de Trafik Kazası: 2 Ölü, 4 Yaralı
Yerköy’de meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti 4 kişide ağır yaralandı. Yerköy İlçesinde aynı istikamete gitmekte olan iki oto mobilin çarpışması sonucu 2 kişi öldü 4 kişi yaralandı. Nuri Budak (56) idaresindeki  19 LH 656 plakalı otomobil aynı istikamete gitmekte olan Bekir  Gençaslan (21)  idaresindeki  66 KK 718 otomobille 100. Yıl Mahallesi Şel mevkiinde  çarpıştı. Kazada  19 LH 656 plakalı otomobil içerisinde bulunan Nuri Budak (56), Melek Aygar (35), Urguya Kara aslan (36)  ve 66 KK 718 plakalı araç içerisinde bulunan Mehmet Çınar (17)  ağır yaralandı. Kazada,  66 KK 718 plakalı araç şoförü Bekir Gençaslan (21) olay yerinde hayatını kaybederken, 19 LH 656 plakalı
Polis Memuru Mehmet Mete Son yolculuğuna uğurlandı
Diyarbakır’da Asansörde Hayatını Kaybeden Yerköylü Polis Memuru Mehmet Mete’nin cenazesi ilçemize geldi. Şehidin eşi ve yakınları şehidin ardından göz yaşı döktü. Diyarbakır’da polis memurluğu yapan Yerköylü Polis Memuru Mehmet Mete, oturduğu apartmanın asansöründe sıkışıp kalan 2 çocuğu kurtarırken, kendisi de kabinin aniden hareket etmesi sonucu kapı ile kabin boşluğu arasında kalarak can veren, Polis Memuru Mehmet Mete (24),  Yerköy İlçe Emniyet Müdürlüğünde yapılan tören sonrası, Çarşı camiinde kılınan öğle namazı sonrası Mulla Osman Türbesine defnedildi. Yerköy ilçe Emniyet Müdürlünde gerçekleşen törende Şehit Polis Mehmet Mete’nin eşi Fatma Metin, baba