Sadaka v.1.0

Sadaka v.1.0
25 Mayıs 2011 Çarşamba - 1543 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

Başlığın yanında yazan v.1.0 kavramını daha çok bilgisayar programlarından hatırlıyoruz… O programın hangi sürümünü(versiyonunu) kullandığımızı, kaç değişiklikten sonra bize ulaştığını anlatan ve kendine has bir algoritması olan harf ve sayılar dizini…Programlar  eskidiği zaman güncellenmesi (uptade) kaçınılmaz bir hale geliyor da bu durum bazı kelime veya kavramlarda ve bunların uygulamalarında da geçerli değil mi?…Geçmişte  çok güzel sonuçlar veren bazı uygulamaları güncelleyerek günümüzde de uyarlayamaz mıyız?

 

Bu soruların cevabını vermek için önce geçmişte çok güzel sonuçlar veren iki uygulamaya bakmak lazım… Bunlardan biri “Zimem Defteri” bir diğeri de “Sadaka Taşları” …

 

Zimem Defteri” Osmanlı zamanında veresiye defteridir… Mahallenin zenginleri kıyafet değiştirip hiç tanımadıkları bir yere giderek bakkal veya manava veresiye defterini çıkarmasını isterlermiş…Daha sonra bu defterin baştan,ortadan ve sondan birkaç sayfasının borcunu toplatıp “Bu borçları silin…Allah kabul etsin.” diyerek çıkan miktarı ödedikten sonra kendilerini tanıtmadan giderlermiş…Gizli sadakaya güzel bir örnek değil mi?..Ne borcu ödenen borcunu kimin ödediğini biliyor ne de borç ödeyen kimin borcunu ödediğini…Yıllarca İtalyanların “Askıda Kahve” uygulamasını mail gruplarına göndererek çok matah bir iş yapmış gibi bunun taklidi “ Askıda Ekmek” kampanyası yapanlar acaba özümüze ait Zimem Defteri uygulamasını biliyorlar mıdır?…Atalarımız zaten Askıda Kahve’den yıllar önce onun kat kat güzelini yapmış…

 

Bir diğer örnek olan “Sadaka Taşları” da yine sadaka verirken gizliliğin, ihtiyaç sahiplerinin incitilmemesinin hedeflendiği bir uygulama… Eskiden İstanbul’da bir buçuk – iki metre yüksekliğinde ortası çukurca mermerden taşlar yaptırılıp sadaka verenler parayı bunun ortasına bırakır ihtiyacı olanlarda ihtiyacı kadar parayı aldıktan sonra kalanını bırakırlarmış… Bazen bir hafta boyunca parayı almaya kimsenin gelmediği bile olurmuş…

 

Şimdi bu uygulamalar gerçektende o günün şartlarında çok güzel…Ama 2011 yılı Türkiye’sinde ne kadar uygulanabilir?…Özellikle bu örneklerden Sadaka Taşı uygulamasını günümüzde yapabilir miyiz diye öğrencilerime sorduğumda “ Hocam bırakın taşın ortasındaki paranın ihtiyacı kadarını alıp kalanını bırakmayı taşı bile söküp götürürler.” cevabını çok almışımdır…O zaman ne yapacağız?…Geçmişe ait bu çok güzel iki örneği hayırla yâd edip “ Aahhh ahh nerde o eski günler?” repliğini mi tekrarlayacağız yoksa bu örnekleri güncelleyip versiyonunu(sürümünü) yükselterek günümüzde de uygulayacak mıyız?…Evet bence de b seçeneği…

 

Bununla ilgili derslerde yaptığımız “Beyin Fırtınası” etkinliklerinde özellikle Zimem Defteri uygulaması yerine kredi kartı gibi “Zimem Kart”  olabileceğini konuştuk ama detaylandırmadık… İşte aylık belli bir miktar para karta yüklenerek ihtiyaç sahibine verilir… Ne karta para yükleyen kimin harcadığını ne de harcayan kimin verdiğini bilir… Pos cihazlarının etrafımızı sardığı bir dönemde defter yerine kart uygulaması daha iyi olabilir…

 

Sadaka ile ilgili örnekleri güncellemenin gerekliliğinden bahsetmişken son olarak Sadaka-i Cariye(sürekli, sevabı devam eden, bitmeyen sadaka) ile ilgili şunu söyleyebiliriz… Eskiden cami, çeşme,köprü vs yaptırılırken sürekli sadaka olarak günümüzde neden video klipler,sunular,yarışmalar hazırlanmasın?

Yol kenarına çeşme yaptıran biri o çeşmeden faydalanıldığı sürece sevap kazanıyor da Kıyamete kadar yok olmayacak dijital bir kayıt olan “Sami Yusuf’un Ya Mustafa” eserine klip hazırlayan Mustafa GÖKÇEOĞLU neden bu video klip her izlenildiğinde sevap kazanmasın?

Buyurun “ Dijital Sadaka – i Cariye ” hazırlamaya…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.