Sempozyuma ilçemizden katılım

Sempozyuma ilçemizden katılım
01 Aralık 2011 Perşembe - 2000 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği (İGEDER) tarafından organize edilen 3’üncü Ulusal Öğretmenim Sempozyumuna Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden 1000’e yakın öğretmenin katıldı. 11 oturumda 42 öğretmen ve akademisyen bildiri sunduğu programa, Yozgat’ı temsilen Yerköy’ den de beş öğretmenimiz katıldı. 

İGEDER 3’üncü “Ulusal Öğretmenim Sempozyumu” 26 Kasım 2011 Cumartesi günü Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden 1000’e yakın öğretmenin katılımıyla gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen sempozyuma ilçemizden 5 öğretmen katılımcı olarak yer aldı.

Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Sempozyuma, Namık Kemal İlköğretim Okulu Sınıf Öğretmeni Fahrettin Kaya, Namık Kemal İlköğretim Okulu Sınıf Öğretmeni Mehmet Pehlivan, 80.Yıl Yerköy İlköğretim Okulu Fen ve Teknoloji Öğretmeni Sebahattin Bircan, 80.Yıl Yerköy İlköğretim Okulu Din Kültürü ve A.B. Öğretmeni Halit Arapoğlu, İbrahim Karaoğlanoğlu İlköğretim Okulu Din Kültürü ve A.B. Öğretmeni Mustafa Şakacı katıldı.

Türkiye’nin çeşitli İl ve İlçelerin Sempozyuma katılan öğretmenlerin tebliğ sunduğu Sempozyum’da 11 oturumda 42 öğretmen ve akademisyen bildiri sundu. Yozgat’ı temsilen tebliğci olarak katılan 80.Yıl Yerköy İlköğretim Okulu Din Kültürü ve A. B. Öğretmeni Halit Arapoğlu, “Sosyal Medyanın Öğrenme Aracı Olarak Kullanımı” başlıklı tebliğini sundu.

İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği tarafından organize edilen sempozyumda tebliğ sunan Arapoğlu, “Bilgi ve teknoloji alanında son derece hızlı gelişmelerin yaşandığı 21.yüzyıl insanların birçok alışkanlıklarını değiştirmelerine neden olmuştur.” dedi.

Arapoğlu, tebliğinde şu açıklamalara yer verdi. Bu “Bilgi ve Teknoloji Çağı” nda internetin hayatımızda edindiği yer, bilişim teknolojilerini, iletişim biçimlerini, sosyal-ekonomik ve kültürel yaşamı, öğrenme-öğretme süreçlerini ve ister istemez kişiler arası etkileşimi ve bilgi paylaşımını yeniden şekillendirmiştir. Hayatımızdaki geleneksel alışkanlıkları değiştiren bu sanal dünyanın gücünün merkezinde ise sosyal ağlardan oluşan sosyal medya yer almaktadır.

İlk örneğinin görüldüğü 1995 yılından bugüne kullanıcıların sosyal ağlarda harcadıkları zaman sürekli artmakta, bu ağlara tüm yaş gruplarından birçok insanın farklı amaçlarla katılması ve kullanıcı saylarının sürekli artması sosyal medyanın gücüne güç katmaktadır.

İnsanların yaşam biçimlerini büyük ölçüde değiştiren bu sosyal ağ sitelerinde milyonlarca kullanıcı gerçek veya oluşturdukları sahte kimliklerle özgürce her türlü bilgiyi paylaşabilmektedir. Bu denli yaygınlaşan sosyal medyanın öğrenme sürecinde çok farklı amaç ve araçlarla etkin ve verimli bir biçimde kullanımı büyük önem taşımaktadır.”

“Sosyal medya nedir?”

“Sosyal medya, son derece hızlı bir şekilde hayatımıza giren ve gün geçtikçe de hayatımızdaki bu yerini sağlamlaştıran yeni bir kavram, oldukça farklı bir olgudur. “Yeni Medya Düzeni ”  veya “ Modern Medya” olarak da isimlendirilen bu yeni mecranın tanımını yapmak gerekirse: sosyal medya, bir sosyal ağlar evrenidir. Sosyal ağ ise sosyal iletişimin, etkileşimin ve/veya sosyal ilişkilerin kurulabildiği, kişilerin yüksek oranda sosyal içerik paylaşımında bulundukları bir çevrimiçi servis, platform veya alandır.

İşte bu kullanıcıların sınırları belli bir sistem içerisinde, bilgilerinin diğer kullanıcılara açık veya kısmen açık olduğu, sistem içerisinde bağlantılı bulunan kullanıcıların listelendiği ve bunlar arasında paylaşım-etkileşim ve iletişim olduğu web tabanlı hizmetler bütününe sosyal medya denir.”

“Sosyal medya; bir sanal ağlar kümesidir”

“Sosyal medya; sosyal içerik galaksilerinin yer aldığı bir internet âlemidir. Sosyal medya; sanayi devriminden sonraki en büyük toplumsal değişimdir.

Geleneksel medya ( Gazete- Dergi – Radyo ve Televizyon) ile karşılaştırılma yapılarak sosyal medyanın bazı özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: erişilebilir, kullanışlı, yenilikçi, hızlı, değiştirilebilir, ucuz, kolay.

Bu özelliklere sahip bir yeni mecra, özellikle pazarlama, oyun ve eğlence sektöründe oldukça etkin bir biçimde kullanılmakta fakat bunlardan daha önemli olan eğitim ve sağlık alanında ise yeterince faydalanılmamaktadır. Peki, sosyal medyayı eğitim alanında nasıl kullanabiliriz?”

“Sosyal medyanın öğrenme aracı olarak kullanımı”

“Sosyal ağlardan oluşan bu evrenin her ağını farklı amaçlar için eğitim – öğretim sürecinde muhakkak kullanabiliriz. Fakat bu kadar geniş bir alanın her birinin nasıl kullanılacağına ayrı ayrı belirtmek yerine ülkemizde en fazla kullanım oranına sahip olanlara değinmek daha isabetli olacaktır.

Bu ağlardan toplam kullanıcı sayısı 800 milyondan daha fazla olan ve Türkiye’nin de kullanıcı sayısı bakımından 5 inci sırada yer aldığı facebook ile takipçi sayıları bazı ülkelerin nüfusundan fazla olan ünlülerin/şöhretlerin kullandığı Twitter’a değinmek ülkemizdeki kullanılma ve bilinme düzeyleri göz önüne alındığında daha verimli olacaktır.

Radyo’nun 50 milyon kullanıcıya ulaşması 38 yıl, televizyonun 13 yıl, internetin 4 yıl, İ-pod’un 3 yıl almıştır. Facebook’a ise sadece bir yıldan daha kısa bir sürede 200 milyondan fazla kullanıcı katılmıştır. Eğer Facebook bir ülke olsaydı Çin ve Hindistan’dan sonra dünyanın en kalabalık 3.ülkesi olurdu. Twitter da ise Lady Gaga’nın 12.509.174 takipçisi var. Bu sayı İsveç (9.415.295), İsrail (7.798.600), İsviçre (7.866.500), İrlanda (6.197.100), Norveç ( 5.001.800), Panama (3.405.813) ‘nın nüfusundan daha fazladır.

Bu kadar büyük rakamlara sahip bu iki ağ eğitim sektörüne ne kadar hizmet etmekte ve eğitim bileşenleri içerisinde önemi bir yer tutan her fırsatta eğitimin üçlü sacayağı olarak nitelendirilen “ öğretmen – öğrenci – aile” tarafından ne kadar verimli kullanılmaktadır?

Bu soruya maalesef olumlu bir cevap mümkün değildir. Ülkemizdeki genel kullanıcı profiline baktığında sosyal ağların arkadaş edinme/bulma, arkadaşlarla iletişim kurma, aidiyet duygusu, kendini gösterme(sosyal buradalık),iş bulma/gerçekleştirme, pazarlama, haberdar olma, tanıma/tanıtma ve pek çok farklı amaçla kullanıldığı görülmektedir.

Facebook gibi çok büyük bir sosyal ağı öğrenme amaçlı kullanmak için oldukça farklı yollar kullanılabilir. Materyal/ Öğrenme Nesnesi Paylaşımı (Video – Resim – Sunum – Program – Flash vs), Eğitim Bileşenleriyle İletişim – Etkileşim, Eğitim Grubu Oluşturma (Heather Rogers Haverback / Towson Üniversitesi – 324 Okuma Yöntemleri Grubunun Bayanları), Eğitsel Video Kanalı Açma( Khan Akademi), Eğitsel Oyun Hazırlama (İngilizce Kelime Ezberleme), Etkinlik ( Öğrencilerimizi nasıl ödüllendiriyoruz?), Eğitsel Uygulama Oluşturma, Eğitsel Kampanya – Proje, Eğitsel Takip ( Kurum – STK – Kişi veya Grup), İşbirlikli öğrenme, araştırma, sorgulama, tartışma becerileri, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini desteklemek için Facebook etkili ve verimli bir şekilde kullanılabilir.

Twitter gibi nispeten uzak durduğumuz bir sosyal ağı ise öğrenme amaçlı kullanmak için ise, Paylaşma ( Ders içeriği, tarih değişikliği, makale özeti, konunun bir bölümü), Tartışma, Tutma, Hikâye Oluşturma, Dil Öğrenme – Çeviri Becerilerini Geliştirme, Sosyal Ağlarla Bağlantı Kurma, Kitap Önerisi, Online Röportaj, Eğitim ortamlarında Twitter güncel olayları-haberleri öğrenmek, web site adreslerini paylaşmak, bir olay veya kişiyi takip etmek, dil öğrenmek, diğer insanlarla tartışmak ve işbirliği sağlamak amacıyla etkili bir biçimde kullanılabilir.

Sosyal Ağların eğitim aracı olarak kullanılmasının birçok avantajları vardır. Bu avantajları şöyle sıralayabiliriz (Yamamato,Demiray,Kesim 2010): Zamandan ve mekandan bağımsız olma, eğitimde bilgisayar kullanımının eğitimin kalitesini, başarı ve verimliliğini arttırması, bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde daha kısa sürede ve daha sistemli öğrenebilmenin sağlanması, öğrenmeyi bireyselleştirmesi, anında geri-bildirim alınabilmesi, öğrencilerin ders içeriğini istediği kadar tekrar edebilmesine olanak sağlaması, içeriğin kolay görüntülenebilmesi, görsel ve işitsel öğrenme ortamları tasarımına izin vermesi, laboratuar gerektiren derslerin benzetim, animasyon ve sanal laboratuarlar sayesinde öğrencilere daha az maliyetle ve daha tehlikesiz olarak sunulabilmesi, ders içeriğinin ve eş zamanlı sınıf (senkronize sanal sınıf) uygulamalarının arşivlenebilmesi, iki yönlü iletişim sağlanabilmesi, geleneksel programlara göre öğrencilerin araştırma, bilgi ve becerilerini artırmada daha gönüllü davranmalarını sağlaması, öğrenci performansını değerlendirmeye olanak vermesi, değerlendirme sonuçlarının ölçümünde hata olasılığının minimuma düşmesi, öğrencilerin ve öğretmenlerin bilgiye ulaşma, değerlendirme, kullanma ve etkili olarak alıntı yapma becerilerinin gelişmesini sağlaması.”

“Sosyal medya’nın zararları”

“Sosyal medyanın eğitimde kullanılmasının avantajları yanında göz ardı etmememiz gereken dezavantajları da vardır. Madalyonun diğer yönüne baktığımızda eğitim alanında kullanma sırasında bazı olumsuzluklarla yani Sosyal Medyanın zararlarıyla karşılaşabiliriz. Bunlar; internet bağımlılığı (sanal bağımlılık), sağlık sorunları, zararlı madde kullanımı, ulusal ve bireysel güvenlik sorunu, özel hayatın teşhiri, utanma duygusunu yok etme / mahremiyet algısının değişmesi veya ortadan kalkması, kıskançlık duygularını derinleştirip bireyleri canavarlaştırması, Narsisizm (Perlman & Miller 2008)

Sonuç olarak,  Eric Qualman’ın dediği gibi (“We dont have a choise on whether we Do social media, the question is how well we do it”) ilerleyen günlerde sosyal medyayı kullanmamak gibi bir seçim yapma şansımız olmayacak ama asıl problem onu nasıl daha iyi kullanabiliriz olacaktır. Eğitim sisteminde yer alan bizler de bu problemi kendimize dert etmeli ve onu bir öğrenme aracı olarak kullanma adına hem bireysel, hem sivil ve resmi bütün boyutlarda elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.

Sosyal Medyanın bütün kanallarını, ağlarını eğitim için seferber ederek yeni ve farklı bir eğitsel mecra oluşturmalıyız. On-line, sosyal ve interaktif eğitim- öğretimin yapılabileceği yepyeni bir mecra.

Bu mecra oluşturulurken; eğitimin her kademesinde sosyal ağların etkin kullanımına ilişkin teknik altyapılar oluşturulmalı. Eğitim yöneticileri ve öğretmenler mesleki gelişim ve bilgi paylaşımı açısından sosyal ağları kullanmaya teşvik edilmeli. Eğitimcilerin sosyal ağlardan daha fazla yararlanabilmeleri için, uygulamalı ortamlarda bilgi ve becerilerini geliştirici eğitimler (hizmet içi kurs vs) almaları sağlanmalı. Uluslar arası öğrenci katılımını sağlamaya imkân veren sosyal ağlar ders ortamında kullanılmalı. Sosyal ağların eğitsel alanda daha etkili kullanımına ilişkin kapsamlı araştırmalar yapılmalı.

Ayrıca; resmi kurumlar tarafından “Sosyal Medya Stratejisi” geliştirilmeli, millî veya kullanım hakkına/yetkiye sahip olduğumuz bir sosyal medyamız olmalı, resmi ve sivil düzeyde sosyal medyaya yatırım yapılmalı. “Sosyal Medya Okur Yazarlığı ” dersi ilköğretim, lise ve üniversite düzeyinde mutlaka okutulmalı.

Okullarda “Sosyal medya” kulübü oluşturularak etkinlikler (toplum hizmeti gibi) yapılmalı. Resmi ve sivil herkes bu konuda üzerine düşeni yapmalıdır.”diye belirti.

Haber: Yerköy Gazetesi

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.