Tek beygirden 100 beygire

Tek beygirden 100 beygire
03 Mart 2011 Perşembe - 1843 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

Göçebe kültüründen gelen biz Türklerin at sırtından inmesinin üstünden henüz 80-90 yıl geçti. 

Ne var ki Demirtaş CEYHUN’ un “Biz Karabıyıklı Türkler” isimli kitabında da yer aldığı gibi “Türkler arabalarını tam kapılarının (Yani çadırlarının, bazen de çok katlı çadırlarının) önüne park etmek isterler. Bunun perde arkasında, bilinç altındaki yansıması ise çadırdan çıktığı anda bir hamlede atına binerek yola koyulma istekleridir.” diye oldukça güzel bir şekilde özetlemiştir.

Trafik kuralları ile çok da barışık olmamamızın altında da tek beygirden 100 beygire bir anda geçmemiz ve devamlı gaz pedalına basarak homurdanan otomobilimizi dört nala kaldırmak için yerimizde duramamamızdır.

Aslında belki de dünyada kan ve göz yaşı ile uygulanması istenilen, yazılan kurallar, trafik kurallarıdır. Zira birkaç kez ölümlü kazanın olmadığı bir kuşağa trafik lambası, park edilmesi halinde bir çok sorunlar yaşanabilecek yere park edilmez levhası, gürültüden rahatsız olunan bir okulun önüne klakson yasağı levhası konması ancak denenerek hayata geçmektedir.

Arabaya, otomobile binmek de, kullanmakta, park etmekte belirli bir kültür, birikim, alışkanlığı gerektirmektedir. Çünkü başta da söylediğimiz gibi göçebe kültüründen gelen bir milletin yerleşik olması, medeniyete alışması, yani medenileşmesi, medinede yaşaması biraz zaman alır, bu süreç biraz da sancılıdır. Yoksa onlarca milyona aldığı arabasını park etmek için 1 TL vermekten kaçınmasının, imtina etmesinin, başka bir izahı olmaz, olamaz.

Geçen hafta Yerköy Belediye Başkanı Sayın Mehmet Ağaoğlu’ nun da ifade ettiği gibi ara sokaklarda nerede ise yürünemeyecek hale gelen araç parkı hususunun, Allah Korusun, bir ambulansın girmesi, suçluların takibi, yangın gibi afetlerin ortaya çıkması halinde ne denli kötü ve olumsuz sonuçları olabileceğini Yerköylüye izah etmek sizce mümkün müdür?

Bu durumda sadece ana artellerde, yani Hükümet Caddesi, Bedri Aydın Caddesi gibi yerlerdeki esnaf, esnaf da, ara sokaklardaki esnaf, esnaf değil mi? gibi bir soruyu sormadan da kendimiz alamıyoruz…

Polisimizi, zabıtamızı göreve davet etmekten başka bir çaremiz kalmıyor. Zira özellikle Bedri Aydın Caddesini sağlı sollu kesen Telekom’ un araya, Yerköy Gazetesinin oluğu sokağa, Adem – Şahin Usta’ nın, Hanefi Aygar’ ın kıraathanesinin olduğu sokaklara, ön ve arkalarındaki sokaklara, Çerçi İsmail’ in sokağına, özellikle de Çarşamba pazarının kurulduğu günde durum resmen facia boyutunu alıyor.

Bunu yetkililer görmüyor mu?, görüyor, o halde önlemi kim alacak, şikayet eden biz, önlem alacak olanlar onlar değil mi?

Her zaman çalışmalarını takdir ettiğimiz ve minnettarlığımız ifade ettiğimiz Kaymakamımızı, Emniyet Müdürümüzü, Belediye Başkanımızı ve belki de ismini zikretmeyi unuttuğumuz diğer yetkililerimizi, bir hastanın taşınamaması, yangın çıkması, suçlunun takip edilmemesi halinde suçlu duruma düşeceklerini bildiklerini unutmuyor, ara sokaklarında tıpkı ana caddelerde olduğu gibi pırıl pırıl ve Yerköy’ e yakışacak bir hale getirmelerini bekliyoruz…

Not:

Sayın Yerköy Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Ağaoğlu’ nun da mutlaka kulağına yine Yerköy sokaklarında cirit atan köpekler hususu gitmiştir, gitmesine ama ben yine bir hatırlatayım ve önlem almasını beklemeye koyulalım, dedim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.