Yıldız,” Nadas bırakılan alanlara, Aspir ekin”

Yıldız,” Nadas bırakılan alanlara, Aspir ekin”
02 Ağustos 2013 Cuma - 1688 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

Yerköy İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Hakan Yıldız, birçok alanda kullanılan “Aspir Bitkisi” ekiminin Yozgat’ta yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

Türkiye’de 2006 yılında4 hektaralanda 4 ton aspir üretilirken, istatistiklere göre 2012 yılında 16 bin hektar alandan 20 bin ton ürün hasatı yapıldığını ifade eden Yıldız, Aspir bitkisi üretiminde ise ilçemizde hasat dönemine girildiğini söyledi.

Türkiye’de 2006 yılında4 hektarolan aspir ekim alanının, 2012’de 16 bin hektara ulaştığına dikkati çeken Yıldız, 2012 yılında 20 bin ton olan aspir üretiminin, 2013 yılında daha fazla rakamlara ulaşmasını beklediklerini ifade etti.

Aspirin olumsuz iklim şartlarına karşı daha dayanıklı olduğunu vurgulayan Yıldız, “Üreticinin bu bitkiye ilgisi her geçen gün artmaktadır. Aspir bitkisinin üretim riskinin oldukça düşük, gelirinin diğer bitkilere oranla fazla olması, üreticinin ilgisini üzerine çekiyor.2013 yılı destekleme birim fiyatlarında aspir bitkisine kg başına 45 kuruş, sertifikalı tohumluk kullanıldıysa dekar başına 4 TL, aynı zamanda Mazot ve gübre desteklemesi olarakta dekar başına 7’şer TL destekleme verilmektedir. “

“Pazar Sorunu Yok”

Halk arasında “Aspir ekilen yerde buğday olmaz” şeklinde yanlış bir kanaatin bulunduğunu, ancak bunun doğru olmadığını vurgulayan Yıldız, aksine; aspir ekilen tarladan daha fazla ürün almanın mümkün olabildiğini belirtti.

Yıldız, “Üreticilerin ürünle ilgili pazar bulma kaygısının da yersiz bir durum.  İlçe Müdürlük olarak üreticiye her türlü teknik desteği veriyoruz. Aspir ile ilgili artık pazar konusunda hiçbir sıkıntı yok. Tüm yağ sanayicileri ve hatta uluslararası yağlı tohum firmaları bu bitkinin önemli alıcılarıdır” dedi.

Aspir Bitkisi Nedir?

Üreticilerin, Aspir bitkisi nedir? Sorusunun kısa bir cevabı olduğunu belirten Yıldız, “

Aspir, kurak arazide suya ihtiyaç duymadan yetişebilen tek yıllık uzun gün yağ bitkisi olarak biliniyor.

50-100 santimetreboyunda, yaz sonuna doğru sarı, krem, beyaz, kırmızı veya turuncu çiçekler açan bir bitki türü. Renkli çiçekleri gıda ve kumaş boyasında kullanılıyor.

Tohumlarında yüzde 30-45 arasında yağ bulunan aspir, yemeklik yağ olarak da kullanılıyor. Yağı, sabun, boya, vernik, cila yapımında da değerlendiriliyor. Yağı biyodizel, küspesi ise hayvan yemi olarak kullanılabiliyor.” şeklinde konuştu.

ASPİR BİTKİSİNİN TARİHİ ve ÖNEMİ

Yalancı safran, Amerikan safranı ve boyacı safranı gibi isimlerle de bilinen, tek yıllık, geniş yapraklı, sarı, kırmızı, turuncu, beyaz ve krem renklerinde çiçeklere sahip, dikenli ve dikensiz tipleri olan, kurağa dayanıklı ve ortalama yağ oranı % 30-50 arasında değişebilen bir yağ bitkisi olan aspir bitkisinin, Güney Asya orijinli olduğu, ilk olarak Asya kıtasının güneyinde, Ortadoğu bölgesinde ve Akdeniz ülkelerinde ekildiği bilinmekte ve tüm dünyaya buradan yayılmış olabileceği kabul edilmektedir. Hatta, milattan önce ekildiği bilinen ve yaklaşık 3500 yıl önce Mısırda ekilmesi nedeniyle, bu bitkinin buradan yayıldığı da kabul edilmektedir.

Günümüzde Dünya üzerinde yayılmış toplam 25 yabani türü bulunmaktadır ve bu yabani türlerin bir kaçı örneğin, Carthamus lanatus ve C. dentatus ülkemizin değişik bölgelerinde doğal ortamlarda rahatlıkla görülebilir.

Neredeyse, tarih öncesi zamanlardan beri, Çin, Japonya, Hindistan, Mısır ve İran’da tarımının yapıldığı bildirilmektedir. Orta Çağ döneminde İtalya, Fransa ve İspanya’da tarımı yapılmış, Amerika kıtasının keşfinden hemen sonra da, İspanyollar tarafından önce Meksika’ya, daha sonraları oradan da Venezuella ve Kolombiya’ya götürülmüştür. A.B.D’ ye girişi ise, 1925 yılında Akdeniz ülkelerinden olmuştur.

Adı geçen bu ülkelerde, önceleri tıbbi amaçlarla ve çiçeğindeki boya maddesinin gıda ve kumaş boyacılığında kullanılması amacıyla yetiştirilmiş, daha sonraları ise, tohumundaki yağı için yetiştirilmeye başlanmıştır.

Çin’de, aspir bitkisi hemen hemen tamamen sadece çiçekleri için yetiştirilmekteydi. Çünkü, çiçekleri pek çok hastalığın tedavisinde kullanıldığı gibi, bitkisel çay olarak da tüketilmekteydi. Çay olarak tüketilmesindeki esas neden, çiçekte amino asitler, mineral maddeler ve bazı vitaminlerin (B1, B2, B12, C ve E) bulunması idi. Aspir bitkisi tıbbi olarak, kadınların regl dönemlerinde, kalp-damar rahatsızlıklarında ve travma sonucu oluşan şişliklerin ve ağrıların tedavisinde başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Bu kullanımların doğruluğu, yapılan klinik ve laboratuar çalışmaları ile de desteklenmiştir. Klinik çalışmalarda, yüksek tansiyonu düşürdüğü, damarlardaki kan akışını arttırarak dokuların daha fazla oksijen almalarını sağladığı gözlenmiştir.

Afganistan ve Hindistan’da, aspir yapraklarından yapılan çay, kadınların düşük yapmasını önleyici olarak kullanılmıştır. Son yıllarda yapılan araştırmalarda, aspir çiçeklerinde antioksidan maddelerin varlığı da ortaya konmuştur. Özellikle sarı çiçeklerin diğer renklerdeki çiçeklerden daha fazla antioksidan madde içerdiği ve çay yapımında sarı çiçeklerin kullanılmasının daha yararlı olacağı ortaya konmuştur.

Hindistan ve Pakistan’da, aspir bitkisinin hemen hemen bütün parçalarının aktarlarda satıldığı, buralarda pek çok hastalığın tedavisinde kullanıldığı ayrıca afrodizyak olarak da kullanıldığı bildirilmektedir.

Ortadoğu ülkelerinde, Hindistan’da ve Afrika’da, aspir bitkisi, ateş düşürücü olarak, kusmayı teşvik ettiği için zehirlenmelerde panzehir olarak ve kabızlığa karşı (ishal yapıcı) kullanılmıştır.

Bangladeş’te, öğütülmüş aspir tohumları hardal yağı ile karıştırılarak romatizmaya karşı merhem olarak kullanılmıştır.

Sağlık alanındaki bu kullanımlarından başka, gıda maddesi olarak bazı Ortadoğu ve Asya ülkelerinde çiçekleri pilav, çorba, sos, ekmek ve turşulara katılarak onların sarı ve parlak turuncu renk almaları sağlanmıştır.

İran’da, aspir tohumlarından elde edilen salça kıvamındaki madde, peynirin mayalanmasını hızlandırmak için kullanılmıştır. Bu maddenin, beyaz peynire hoş bir koku ve yumuşaklık verdiği bildirilmektedir.

Etiyopya’da çok ince olarak öğütülen aspir tohumlarının su ile karıştırılmasıyla “fitfit” adı verilen bir içki yapılmıştır.

Ayrıca, Etiyopya ve Sudan’da genellikle, kavrulmuş aspir tohumları nohut, buğday ve arpa ile karıştırılarak çerez olarak tüketilmektedir.

Mısır’da, aspir tohumları öğütülüp susamla karıştırılarak tüketilmektedir.

Hindistan, Pakistan ve Burma’da, genç yapraklar ve genç aspir fidecikleri, yeşil salata yapımında kullanılmakta, haşlanarak yenmekte veya sebze yemeği olarak pilavla tüketilmektedir.

Ülkemizde, haspir (aslında aspir olmasına rağmen haspir olarak bilinmekte) çiçeği olarak bazı yemeklere renk vermek amacıyla kullanılmaktadır. Örneğin, Güneydoğu Anadolu bölgemizde (Diyarbakır ve çevresinde) sarı renkteki aspir çiçekleri pilavlarda kullanılmakta ve pilavın sarı renkte olması sağlanmaktadır.

Batı Avrupa, Japonya ve Latin Amerika ülkelerinde, dikensiz tipler kesme çiçekçilikte kullanılmaktadır.

Yağı alındıktan sonra geriye kalan küspe, içerdiği %25’e varan ham protein oranıyla (ortalama % 22-24) hayvancılıkta iyi bir yem kaynağıdır.

Tohum kabukları sanayide pek çok alanda kullanılabilmektedir. Örneğin, daha yoğun ve sert yüzeyli kağıt yapımında; hafif ve gözenekli fırınlanmış tuğla ve seramik yapımında; yalıtım işlerinde dolgu maddesi olarak; kolay kırılabilir hassas eşyalar için ambalaj paketi yapımında başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

Aspir bitkisi, yeşilken direkt olarak hayvanın otlatılmasına da uygundur. Direkt olarak otlatmanın yanında, silaj veya kuru ot (yem) yapımına da elverişlidir. Yem olarak, çok lezzetli ve besleyici olup, besin değeri en az yulaf ve yoncaya eşdeğerdir. Tohumları (Tane olarak), büyükbaş hayvanlara günde2 kg’ ı geçmemek üzere, kırdırılmadan, bütün halde arpa gibi yedirilebilir. Yağlı tohum olduğu için, bu şekilde beslenen süt hayvanlarında süt veriminin artış gösterdiği tespit edilmiştir.

Yıllar önce, aspir bitkisinden elde edilen boyalar gıdaların ve kumaşların boyanmasında kullanılıyordu. Aspir bitkisinin çiçeklerinden 2 tip boya maddesi elde edilebilmektedir. Bunlar, suda erimeyen kırmızı renkli “Carthamin” ve suda eriyebilen sarı renkli “ Carthamidin” maddeleridir.

Her iki boya maddesi de gıda boyası ve tekstil sanayinde kumaş boyası olarak kullanılmaktaydı. Ancak, bu yüz yılın başlarında, daha ucuz olan sentetik anilin boyaların keşfedilmesi ve piyasaya sürülmesiyle, aspir bitkisinden elde edilen boya maddelerinin kullanımı yok denecek kadar azalmıştır.

Fakat, halen bazı Asya ülkelerinde, geleneksel ve dini günlerinde aspir çiçeklerinden elde edilen boya maddeleri kullanılmaktadır. Ayrıca, yine kırmızı aspir çiçeklerinden elde edilen kırmızı boya, bu ülkelerde özellikle ipek kumaşların boyanmasında kullanılmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.