Yılın golü

Yılın golü
29 Aralık 2011 Perşembe - 2017 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

Kış günleri avare avare dolaşırdık Alcı’da.. Soğuk günlerin uzun mesafelere gitme cesaretini kırdığı, ekonomik açıdan stokların sürekli eksi yönde ilerlediği fakat arkadaşlık ve muhabbetlerin daha da samimileştiği zamanlardı kış ayları..
Sosyal yönü kuvvetli ağabeylerimizin düzenledikleri bazı keyif verici organizasyonlar olurdu. Örneğin Esenli’ye gidip Hacıhasan’ın kahvehanede Ferdi Tayfur’un, İbrahim Tatlıses’in filmlerini seyretmek, Gelingüllü’de maç yapmak, Karga’dan, Kışla’dan, İdrisli’den, Sarıhacılı’dan, Karaburun’dan, Kodallı’dan, Çakırhacılı’dan arkadaşlarla buluşup arazilerde çiğdem kazmak vs. gibi sıcak diyaloglarımız olurdu.
Bir sabah ineklerin, koyunların  samanlarını döküp yemledikten sonra can sıkıcı bir yalnızlık içinde dolanırken, cami mikrofonundan gür bir sesle Gıpılının Harun duyuru yapıyordu.
“Dikkat dikkat, öğlenden sonra sahat ikide Emirhan’ın uşayınan çoh önemli bi maç yapacığık. Allahını seven tüm gonşuların Paşanın çift vagınatlı moturuna höcüm etmesini bekliyoh.
Tüm ıhdıyarlar, tüm gençler, tüm halalar, bibiler alayıcığıda davetlimizdir. Emirhan’ı haşet edip bızaladacığık. 60-70 dene gol atıp çeniletmezsek koycek baba yiyek…”
Şimdi hitap insana öyle bir heyecan ve cazibe kazandırıyor ki, hastalar yatağından, çocuklar okullarından, halsiz ihtiyarların odalarından çıkıp gerçekten Paşa emminin motura hücum edesi geliyor.
Ben Alcı Köyü Futbol takımının değişmez golcüsü ve gözde futbolcusu olduğumdan çoğu kişi iş garanti olsun diye benim yanıma uğradıktan sonra traktöre koşuyorlardı. Paşa Emminin çift vagınat (Römork) dolmuş, üstelik üzerinde yer kavgaları yapılıyordu. “Körmüsün şu tarafa otur, cehennemin dibine otur, sen neye gidiyon essahtan oynıyacah gibi” ve sair ithamlarla insanlardaki gayret ve heyecanlar izleniyordu.
Ben, Mar Ahmet ve Durah Çavışın Guddusü de traktörleri getirdik ve görkemli bir kalabalıkla Emirhan’ın harmanlarına geldik. Emirhanlılar da aynı taktiği uygulayarak cami anonsuyla mahşeri bir kalabalık topladılar. Deli Palta’nın evin yanındaki harmanlarda karşılaştık.
Tabiiki her iki tarafın da milli duyguları kabarık, gerek futbol, gerek kavga, gerek fors açısından uzaktan uzağa birbirlerimize kırışıyorduk. Eğerki aklı başında büyüklerimiz olmasa maça başlamadan hemen kavgaya mahal verecek laflarla ufak sataşmalar yapıyorduk.
Yılın maçı başlamıştı. Hakem olarak Hidayetin İzet’i kabul ettirene kadar başımıza hal gelmişti. İlleki koyde Yudan’lı Yaabın Üsüyün ahır yapıyo o taraf tutmaz hakem o olsun diyorlar.
Üsüyün Dayıya gidildi “Get oğlüm şeyderim maçınızı, ahşama gatlek anam dinim ağladı ameleliğinen” diyerek bizi azarladı.
Yarabbi böyle kıran kırana maç hiçbir yerde görmedim. Tüm oyuncularda, tüm seyircilerde öyle bir heyecan öyle bir fanatizm varki, oyuncu olarak seyredilmenin verdiği şahika moralle ayaklarımız sahada keklik gibi gaydalıyordu.
Top kimin ayağına gelse artistik hareketler yapıp birde gururla her iki tarafın seyircilerine bakıyordu. Herkes gol atıp tarihe geçmek istiyordu. Emirhanlı Balıhçı Osman denen adam hem takım kaptanı, hem de maestro rolündeydi.  Her atağımızda köylülerine bağırıyor, şu peykeynen, şu peykeyi duttunmuydu heç kimse buradan geçemez diyordu. Şimdi gülüyoruz ama o zaman bu laflara sinirimizden olanca gücümüzle faul yapıp homurdanıyorduk.
Bizim takımın en büyüğü Cırtılın Civan’da “Sağ kanat becekten bi  Emirhanlı geçsin hemi onu hemi de dutamıyanı bilmem ne ederim” diyordu.
Yaklaşık 45-50 dakika olmuştu ki oluşan bir karambolü değerlendirip iki Emirhanlıyı çalımladıktan sonra kalecinin sağından çektiğim sert şutum kalecidcen havalanarak dönmüş, müthiş bir kafa çakarak gösterişli bir gol atmıştım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.