Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yerköy’de 70 Koyunla Başladı, 16 Yılda Hayatını Değiştirdi! Şimdi 700’e Yakın Koyunu Var

Yerköy’de yaşayan Ahmet Bilir, 2010 yılında yalnızca 70 koyunla başladığı hayvancılık serüvenini yaklaşık 16 yılda yüzlerce hayvanın bulunduğu bir aile işletmesine dönüştürdü. Beş yıl boyunca yaylada çalışarak sürüsünü büyüten Bilir, bugün 700’e yakın küçükbaş hayvana, 2 traktöre ve 2 otomobile sahip. Üniversite mezunu oğlunun da köye dönerek aile işletmesine katılması, bu başarı hikâyesini daha da dikkat çekici hale getirdi.

Yerköy’de yaşayan Ahmet Bilir, 2010 yılında yalnızca 70 koyunla başladığı
Yerköy Gazetesi'ni Google'da takip edin
Haberlerimizi tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyin.
Tıkla ve Ekle
Yerköy’de hayvancılıkla uğraşan Ahmet Bilir’in 70 koyunla başlayan yaşam mücadelesi, yıllar içerisinde büyüyen bir aile işletmesinin hikâyesine dönüştü. 2010 yılında küçük bir sürüyle çıktığı yolda yaklaşık 16 yılı geride bırakan Bilir, bugün yüzlerce küçükbaş hayvanın bulunduğu işletmesiyle üretime devam ediyor. Yıllarca yaylalarda çalışarak hayvanlarının bakımını üstlenen Bilir, sabır ve emeğin hayvancılıktaki önemini kendi yaşamından örneklerle ortaya koyuyor.

Bilir ailesinin hikâyesi yalnızca koyun sayısındaki artışla sınırlı kalmıyor. Hayvancılıktan elde edilen kazançla alınan traktörler, otomobiller, üniversite mezunu oğlunun köye dönmesi ve işletmenin büyümesiyle ortaya çıkan çalışan ihtiyacı, küçük bir sürünün zamanla nasıl aile ekonomisinin merkezine yerleştiğini gösteriyor.

Özellikle kırsal bölgelerde genç nüfusun üretime katılması ve aile işletmelerinin devamlılığı tartışılırken, Yerköy’de yaşanan bu örnek dikkat çekiyor.

Yerköy’de Her Şey 2010 Yılında 70 Koyunla Başladı

Ahmet Bilir’in hayvancılık yolculuğunun başlangıcı 2010 yılına dayanıyor. O dönemde 70 koyunla Terzili köyüne giden Bilir, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini temel geçim faaliyetlerinden biri haline getirdi.

Bilir için bu süreç yalnızca hayvanların bakımını yapmakla sınırlı değildi. Sürünün büyütülmesi, hayvanların günlük ihtiyaçlarının karşılanması ve üretimin devam ettirilmesi için düzenli bir çalışma gerekiyordu.

Yaklaşık beş yıl boyunca yaylada kalan Bilir, sürüsünün çobanlığını da büyük ölçüde kendisi yaptı. Hayvancılığın günlük sorumluluklarını üstlenerek sürüsünü büyütmeye odaklandı.

Bu dönemde başlayan çalışma, ilerleyen yıllarda ailenin ekonomik yaşamını değiştirecek bir sürecin ilk adımı oldu.

Beş Yıllık Yayla Hayatının Ardından 400 Koyunla Köyüne Döndü

Ahmet Bilir’in hayvancılık serüvenindeki önemli dönüm noktalarından biri, Terzili köyünde geçirdiği yaklaşık beş yıllık dönemin sonunda yaşandı.

70 koyunla başladığı üretim faaliyetinde hayvan sayısını yaklaşık 400’e ulaştıran Bilir, sürüsünü büyüttükten sonra kendi köyüne dönme kararı aldı.

Başlangıçtaki hayvan sayısının beş kattan fazla artması, işletmenin gelişiminde önemli bir aşama oldu.

Köyüne döndükten sonra hayvancılığa devam eden Bilir, üretimi aile işletmesi olarak sürdürdü. Zaman içerisinde sürüdeki hayvan sayısı artarken, işletmenin günlük bakım ve yönetim ihtiyacı da büyüdü.

Böylece başlangıçta 70 koyundan oluşan sürü, yıllar içinde yüzlerce küçükbaş hayvanın bulunduğu bir işletmeye dönüştü.

Yerköylü Besicinin Sürüsü Bugün 700 Koyuna Yaklaştı

Ahmet Bilir’in 2010 yılında başlattığı hayvancılık faaliyetleri, aradan geçen yaklaşık 16 yılın ardından çok daha büyük bir ölçeğe ulaştı.

Ailenin verdiği bilgilere göre işletmede bugün 600 ile 700 arasında küçükbaş hayvan bulunuyor.

Başlangıçta 70 koyunla yola çıkan Bilir’in sürüsünü bu seviyeye ulaştırması, küçükbaş hayvancılıkta uzun vadeli üretimin nasıl gelişebileceğine ilişkin somut bir örnek oluşturuyor.

Ancak sürünün büyümesi, yalnızca hayvan sayısının artması anlamına gelmiyor. Hayvanların beslenmesi, bakımı, sağlık kontrolleri ve günlük takibi gibi sorumluluklar da işletmenin büyüklüğüne bağlı olarak artıyor.

Bu nedenle yüzlerce hayvanın bulunduğu bir işletmenin sürdürülebilmesi, aile emeğinin yanında düzenli iş gücü ve planlama gerektiriyor.

Bilir ailesi de yıllar içerisinde büyüyen işletmesinin ihtiyaçlarına göre çalışma düzenini geliştirmeye başladı.

Hayvancılıktan Elde Ettikleri Gelirle 2 Traktör ve 2 Otomobil Sahibi Oldular

Yerköy’de Ahmet Bilir ve ailesinin yıllar içinde elde ettiği gelişimin dikkat çekici yönlerinden biri de hayvancılıktan sağlanan kazancın aile ekonomisine yansıması oldu.

Bilir, hayvancılıktan kazandıkları parayla zaman içerisinde iki traktör ve iki otomobil aldıklarını belirtti.

Traktörler, tarımsal faaliyetler ve işletmenin günlük ihtiyaçlarının karşılanması açısından önemli araçlar arasında yer alırken, otomobiller de ailenin yıllar içerisinde edindiği varlıklar arasında bulunuyor.

Bilir ailesinin sahip olduğu araçlar, hayvancılığın uzun yıllar boyunca ailenin ekonomik yaşamındaki yerini ortaya koyuyor.

Bununla birlikte hayvancılıkta gelir kadar yem, bakım, işçilik, veterinerlik hizmetleri ve diğer işletme giderlerinin de önem taşıdığı biliniyor. Dolayısıyla Bilir ailesinin ulaştığı büyüklük, her yetiştiricinin aynı ekonomik sonuçları elde edeceği anlamına gelmiyor.

Ancak 70 koyunla başlayan bir işletmenin zaman içerisinde yüzlerce hayvana ulaşması, düzenli üretimin ve uzun vadeli çalışmanın önemini gösteriyor.

Üniversiteyi Bitiren Oğlu Köye Dönerek Babasının Yanında Çalışmaya Başladı

Bilir ailesinin hikâyesindeki bir diğer önemli gelişme ise ikinci kuşağın hayvancılık faaliyetlerine dahil olması oldu.

Ahmet Bilir’in 25 yaşındaki oğlu İsmail Bilir, üniversitede makine bölümünden mezun olduktan sonra bir süre çalışma hayatında yer aldı.

Ancak daha sonra köyüne dönerek ailesinin yürüttüğü hayvancılık işletmesine katılmayı tercih etti.

Genç Bilir’in bu kararı, özellikle üniversite eğitimi alan gençlerin kırsalda üretime yönelmesi açısından dikkat çekiyor.

Aile işletmesinde çalışmaya başlayan İsmail Bilir, bir yandan da eğitimine devam ediyor. Genç üreticinin veterinerlik alanında eğitim gördüğü belirtiliyor.

Hayvancılıkta hayvan sağlığı, beslenme, sürü yönetimi ve verimlilik gibi konuların önem taşıdığı düşünüldüğünde, bu alanda edinilecek bilgilerin işletmenin geleceğine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.

İsmail Bilir’in Köye Dönüşü Gençlere Örnek Olabilecek Bir Karar

Kırsal bölgelerde gençlerin eğitim ve iş olanakları nedeniyle şehirlerde yaşamayı tercih etmesi, tarım ve hayvancılık işletmelerinin geleceğini etkileyen konular arasında bulunuyor.

Bilir ailesinde ise farklı bir süreç yaşandı.

Makine bölümünden mezun olan İsmail Bilir, bir süre çalıştıktan sonra ailesinin işletmesine dönerek üretimin devamlılığında görev almaya başladı.

Bu durum, aile işletmesinin yalnızca mevcut hayvan varlığıyla değil, gelecek kuşakların katılımıyla da gelişebileceğini gösteriyor.

Geleneksel yetiştiricilik deneyiminin eğitimle desteklenmesi, özellikle sürü yönetimi ve işletme planlaması gibi alanlarda yeni imkânlar oluşturabilir.

İsmail Bilir’in veterinerlik alanındaki eğitimini sürdürmesi de ailenin hayvancılıkla kurduğu bağın yalnızca bugünkü üretimle sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor.

700’e Yakın Koyun Olunca Bu Kez Çoban Bulmak Sorun Haline Geldi

Hayvan sayısının artmasıyla birlikte Bilir ailesinin karşılaştığı en önemli güçlüklerden biri çalışan ihtiyacı oldu.

Uzun yıllar boyunca hayvanların çobanlığını kendileri yapan aile, sürünün büyümesinin ardından iş gücünü artırma gereksinimi duydu.

Özellikle yüzlerce küçükbaş hayvanın bulunduğu işletmelerde sürünün günlük takibi, otlatılması ve bakımının gerçekleştirilmesi ciddi bir çalışma gerektiriyor.

Bu nedenle büyüyen işletmelerde deneyimli çoban ihtiyacı, üretimin devamlılığı açısından önemli hale geliyor.

Bilir ailesi de yaşadığı çalışan bulma güçlüğünü aşabilmek için yurt dışından iş gücü desteği almaya yöneldi.

Afganistan’dan Gelen Çoban Yasal Çalışma İzniyle Görev Yapıyor

Bilir ailesinin işletmesinde Afganistan’dan gelen Emir Muhammed Kuçi çalışmaya başladı.

Ailenin aktardığı bilgilere göre Kuçi, yasal çalışma izni ve sigortasıyla işletmede görev yapıyor.

Bu gelişme, küçükbaş hayvancılıkta büyüyen işletmelerin yalnızca hayvan varlığını artırmakla kalmayıp çalışan istihdamına da ihtiyaç duyabildiğini gösteriyor.

İşletmenin mevcut büyüklüğü nedeniyle bir çalışanın yeterli olmadığı belirtilirken, ailenin ikinci bir çalışan için de başvuruda bulunduğu ifade ediliyor.

Böylece başlangıçta büyük ölçüde aile emeğiyle sürdürülen hayvancılık faaliyeti, zaman içerisinde dışarıdan çalışanların da yer aldığı daha kapsamlı bir işletme düzenine dönüşüyor.

Yerköy’de 16 Yıllık Emekle Büyüyen Bir Aile İşletmesi

Ahmet Bilir’in hikâyesine yıllar içerisindeki gelişimi açısından bakıldığında, işletmenin geçirdiği değişim daha net görülüyor.

Ahmet Bilir’in hayvancılık yolculuğu

2010 yılı

70 koyun

İlk sürüyle başlangıç

Yaklaşık 5 yıl sonra

400 koyun

Kendi köyüne dönüş

2026 yılı

600–700

Mevcut küçükbaş hayvan sayısı

Ailenin edindiği araçlar

4 araç

2 traktör ve 2 otomobil

Rakamlar ailenin aktardığı bilgilere dayanmaktadır.

Bu gelişim, hayvancılığın kısa sürede sonuç alınabilecek kolay bir işten ziyade uzun yıllara yayılan emek, takip ve sorumluluk gerektiren bir faaliyet olduğunu hatırlatıyor.

Bilir ailesinin işletmesi bugün ikinci kuşağın katılımı ve çalışan desteğiyle faaliyetlerini sürdürüyor.

Ahmet Bilir’den Hayvancılığa Başlamak İsteyen Gençlere Tavsiye

Yıllar boyunca hayvancılıkla uğraşan Ahmet Bilir, bu alana yönelmeyi düşünen gençlere sabırlı olmaları gerektiğini ifade etti.

Kendi deneyiminden hareketle hayvancılığın ekonomik bir karşılığı olabileceğini belirten Bilir, şu sözleri kullandı:

“Sabırlı olursa bunda para var, kendi işi.”

Bu sözler, Bilir’in yaklaşık 16 yıllık çalışma hayatında edindiği deneyimi özetliyor.

Hayvancılıkta başarıya ulaşmak için yalnızca hayvan sahibi olmanın yeterli olmadığı; bakım, besleme, sürü sağlığı, maliyet yönetimi ve pazarlama gibi konuların da dikkate alınması gerektiği biliniyor.

Bilir ailesinin hikâyesi ise bu alanda uzun vadeli çalışmanın oluşturabileceği fırsatları gösteren yerel bir örnek niteliği taşıyor.

Yerköy’de Gençlerin Köye Dönüşünde Hayvancılık Yeni Bir Fırsat Olabilir mi?

Yerköy ve çevresinde tarım ile hayvancılık, kırsal yaşamın önemli ekonomik faaliyetleri arasında bulunuyor.

Özellikle aile işletmelerinin yeni kuşaklara aktarılması, üretimin devamlılığı açısından önem taşıyor. Ancak gençlerin hayvancılığa yönelmesinde ekonomik koşullar, başlangıç sermayesi, üretim maliyetleri ve çalışma şartları belirleyici olabiliyor.

Ahmet Bilir’in 70 koyunla başlayan ve yüzlerce hayvana ulaşan hikâyesi, küçük ölçekli bir girişimin zaman içerisinde nasıl gelişebileceğini gösterirken, oğlu İsmail Bilir’in köye dönmesi de kırsal üretimin geleceği açısından ayrı bir anlam taşıyor.

Modern ekipmanların, hayvan sağlığına yönelik bilginin ve doğru işletme planlamasının kullanılması, küçükbaş hayvancılıkta verimliliğin artırılmasına katkı sağlayabilir.

Yerköy’de Bilir ailesinin yaklaşık 16 yıllık yolculuğu, bir yandan kırsalda üretimin önemini hatırlatırken diğer yandan gençlerin kendi memleketlerinde iş kurma ve aile işletmelerini geliştirme seçeneklerini yeniden gündeme getiriyor.

70 koyunla başlayan bu hikâye, bugün 700’e yakın hayvanın bulunduğu ve ikinci kuşağın da görev aldığı bir aile işletmesiyle devam ediyor.

KAYNAK: Haber Merkezi