BOYKOT ;

BOYKOT  ;
23 Temmuz 2014 Çarşamba - 1185 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

hozbay1Boykot  olmaz

Olmaz işte! geçmişten gelen bir örneği yok.

Boykot kültürü yok islamda. Bakmayın siz internette dolaşan İsrail ürünlerini boykot çağrılarına.

Hepsi fasa fiso.

Hacım benim, iftarda orucunu açar, karnım şişti der, vurur kola şişesinin dibine sonra da Elhamdülillah çeker. Reklamı bile var.

Siz hiç DİG duydunuzmu?

Duyarlı islami gençlik yani.

Yok ki duyasın.

DİG duydunmu?

Direnen islami gençlik, duyamazsin o da yok.

Direnmek bir kere aykırı islama. Direnmeyeceksin, teslim olacaksin.

AİG duydunuzmu? Aykırı islami genclik.

o da mı yok?

Yok tabi. Aykırılık islama ters bir kere. Uysal olacaksın aykırı olmayacaksın.

Son bir soru.

Başkaldırı kültürü varmı islamda? kesinlikle yok. Başkaldırırsan “mürted“ damgasını yersin ve katlin vacip olur.

Onun için israil ürünlerini boykot edelim çağrısı, islami tabanda karşılık bulmaz.

Ramazan sofralarından belli değilmi? iftar sofrasının tam ortasında kola şişesi armut gibi duruyor. Sanki başka içecek yok. Yeni nesil, orucun kola ile açılmasının daha eftal olduğunu düşünmeye başladı neredeyse!

İsrail Gazza’ya her bomba attığında yahudi ürünlerine boykot uygulayalım diyor islami kesim, oysa, bugüne kadar islami kesimin boykot çağrılarının netice verdiğine şahid olmuş değilim.

Hayali bile zor.

Hiç düşündünüzmü ? Filistin bir sosyalist devlet olsaydi, ve Dünya üzerinde de müslüman ülke kadar sosyalist devlet olsaydı, İsrail bugün kaçacak delik arardi!!!

Uzun sözün kısası,

Müslümanlar ve boykot zor be gülüm. En fazla bir hafta sürer, ikinci hafta esamisi bile okunmaz. İsrail’e en net tepki iki sosyalist Güney Amerika ülkesinden geldi. Venezüella ve Şili. Oysa bu ülkeler müslüman bile değiller, üstelik, bir tek müslüman ülkeden dahi yaptırım kararı çikmamışken, bir tek islam ülkesi bile net bir duruş koyamamişken ortaya. İki sosyalist ülke yaptı müslüman ülkelerin yapamadığını…

Müslüman devletlerin Filistin konusunda en iyi yaptığı şey, kınama…

Varsa yoksa kınama…

O da kınama mı?  belli değil!!!

 

 

Aklıma Şehid mücahid dava insanı AHMED YASİN’in bu ümmeti Allaha şikayet eden duası geldi;

 

 

Allah’ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikayet ediyorum!”

Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!

Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!

Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belalarının estiği biriyim!

Tek isteğim benim gibi, Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!

Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helak olmuş ölüler!

Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felaketler karşısında?

Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?

Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak!

Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken?

Siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken!

Omuzlarımıza el verecek ve göz yaşlarımızı silecek bir bakış!

Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilatları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı!? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye;

“Ey Rabbimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mümin kullarına yardım et!” diye çağıramaz mı!?

Buna da mı gücünüz yetmiyor!?

Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak:

“Bizler direndik! İleri atıldık ve kaçmadık!”

Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek!

Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız!

Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin!

Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz. Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!

Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın!

Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin!

Temennimiz, Allah’ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır!

Umarız bizim aleyhimize olmazsınız! Allah aşkına, bari aleyhimize olmayın!

Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!

“Allah’ım! Sana şikayette bulunuyorum… Sana şikayette bulunuyorum…

Sana şikayette bulunuyorum…

Gücümün azlığını, imkanımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı sana şikayet ediyorum…

Sen mustazafların Rabbisin… Sen bizim Rabbimizsin… Bizi kime bırakıyorsun?…

Bize cehennem olacak uzaklara mı? Veya düşmana mı?

Allah’ım! Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına sana şikayette bulunuyorum.

Sana şikayette bulunuyorum! Gücümüz dağıldı… Birliğimiz bozuldu… Yollarımız ayrıldı… Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini sana şikayet ediyoruz…”

Ahmed Yasin Mart 2004 tarihinde bir İsrail saldırısıyla öldürüldü. Sabahın erken saatlerinde namazdan dönerken bir İsrail helikopteri Yasin ve iki korumasının üzerine füze fırlattı. Yasin ve korumaları, çevreden geçmekte olan dokuz kişiyle birlikte olay yerinde öldü. İddialara göre aralarında Yasin’in iki oğlunun da olduğu ondan fazla kişi de saldırıda yaralandı. Yasin’in yerine Abdülaziz El Rantisi Gazze Şeridi’nde bu hareketin ve bu davanın yeni lideri oldu ancak Rantisi de 1 ay sonra Nisan 2004 tarihinde İsrail tarafından öldürüldü. İkisi içinde RAHMETULLAHİ TEALA ALEYHİM ECMAİN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.