İSTANBULUN FETHİ: ÖNCESİ – SONRASI (2)

İSTANBULUN FETHİ: ÖNCESİ – SONRASI  (2)
14 Haziran 2012 Perşembe - 2091 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0
12

1453  şubatında büyük top Edirne’den yola çıkarıldı. Mart ayında İstanbul Surlarının 8 km açığına vardı. Padişah 5 1453 günün İstanbul surları önüne  . Daha önce Karaca Paşa İstanbul çevresindeki Bizans’a ait kasabaları etti. Bizans bütün kış ’dan asker, gemi ve mühimmat yardımı almıştı.

6 Nisan sabahı muhasara başladı. Türk Ordusu yaklaşık 100.000 kişi idi. 2000’er asker tarafından çekilen ve 2 tonluk gülle atabilen 4 top ateşe başladı. Daha küçük batarlara da onları takip etti.  Tarihin havan atışı 21 Nisan günü Haliç’te demirli bulunan düşman filosu üzerine yapıldı. En büyük top gündüz 7 gece 1 ateşlenebiliyordu. Doldurulması ve soğutulması 2 saat sürüyordu. Dünyanın en büyük muharip gücüne karşılık Bizans’ın kat kat tahkim edilmiş surları ve 15.000 kadar askeri ve ayrıca gönüllüler vardı. Ayrıca her an Venedik donanmasının boğazlardan girmesi ve Tuna üzerinden gelecek Macaristan orduları bekleniyordu.

18 Nisan günü Macaristan elçileri gelip bütün Hıristiyanlık alemi namına konuştular. Birleşik Avrupa ordularının Muhasara kaldırılmadığı taktirde Türkiye’yi istilaya başlayacağını bildirdiler. 20 Nisanda Bizans’a yardıma gelen 4 Ceneviz ve 1 Mora gemisi Haliç’e girmesi Padişahı kızdırdı. O hırsla atını denize sürdü. Kaptan-ı Derya Baltaoğlu Süleyman Beyi görevden aldı, Yerine Çalı ’in oğlu Beyi getirdi. Vezir-i Azam Çandarlı Halil Paşa kuşatmanın kaldırılmasını yoksa tüm Avrupa ile harbe girileceğini, 70.000 altın vergi teklifini kabul edilmesini tavsiye etti.

Vezir Damat Zağanos Paşa Kasımpaşa Sırtlarını tutuyordu.  Buradan Haliç’te kapalı bulunan ve dışarıya çıkamayan Bizans Donanmasını havan ateşine tutuyordu. Birkaç Bizans gemisi isabet alıp battı. 22 Nisan gecesi askerlik tarihinin en önemli olaylarından biri gerçekleştirildi. 67 parçalık Türk İnce Donanması karadan yürütülmek suretiyle Haliç’e indirildi.

Ertesi gün Türk denizciler gece içinde yan yana 5 askerin yürüyebileceği köprü inşa ettiler. 28 Nisanda Bizanslı denizciler İmparatorun emri ile köprüyü yakmayı denediler ancak bu saldırı 150 Bizanslı denizcinin hayatına mal oldu. Ne köprü yakılabildi ne de Türk gemisi batırılabildi. İmparator çok kızdı ve Bizans’ta esir bulunan 260 Türk’ün başlarını vurdurtup kellelerini burçlardan Türklerin önüne attırdı.

Bizans’tan açılan top ateşi neticesinde 2 Türk gemisi battı. Türkler ise Bizans donanmasının Amiral Gemisini havan ateşi işe batırdılar. Bizans’ta bulunan toplar çok ilkeldi. Teknolojik olarak ve yaptıkları göev bakımından Türk Toplarına erişmeleri imkânsızdı.  Bizans daha çok terkibini yüzyıllardır milli sır halinde sakladıkları “Rum Ateşi” veya “Greguar Ateşi” dedikleri silaha güveniyorlardı.  Bu ateş üzerine su döküldüğü vakit daha çok alevlenen bir kimyasal yapıya sahipti.

Padişah 6 ve 12 mayıs tarihlerinde 2. ve 3. büyük taarruz emrini verdi. İlki Topkapısı, ikincisi Edirnekapısı tarafına yapıldı. Atılan molozlarla surların önünde bulunan su dolu derin hendek doldurulmaya başlandı. Bizans ise 24 saat çalışarak açılan gedikleri kapatmaya çalışıyordu. Kanlı tünel savaşı tüm hızıyla devam ediyordu. 23 mayıs günü II. İsfandiyaroğlu Kasım Beyi İmparatora elçi olarak gönderdi. Kasım Bey yapılacak ilk umumi taarruzda şehrin düşeceğini İslam hukukuna göre teslim olurlarsa can ve mal güvenliklerinin tam olacağını cebren alınması halinde olacaklardan Padişahın sorumlu olmayacağını, bu teklifin İmparatorca lütfen kabul buyrulmasını istedi. İmparator vakur bir şekilde cevap verdi: teslimi istenen şey bir kale değil 1500 yıllık bir imparatorluk tacı olduğunu, bu tacın Hıristiyanlığın en büyük tacı olduğunu, teslim olma dışında Padişahın her isteğini peşinen kabul ettiğini söyledi.

26 mayısta Macaristandan daha büyük bir heyet gelerek bütün Hıristiyanlık adına padişahı tehdit etti. Birleşik Avrupa tarafından desteklenen Venedik donanmasının Çanakkale Boğazından geçmek üzere olduğunu, büyük bir kara ordusunun da Tuna Nehri kenarında bütün hazırlıklarının tamamlandığını beyan ettiler. Anadolu’da Karamanoğlu İbrahim Bey de Hıristiyan ordusu kuzeyden taarruza geçer geçmez Anadolu’dan Osmanlıya saldırmak için Venedik Devleti ile anlaşmıştı. Çandarlı Halil Paşa İmparatora istenen şartları dikte ettirip kuşatmanın kaldırılmasını tekrar tavsiye etti. Padişahın mürşidi Akşemseddin şiddetle karşı çıktı ve Fethin müjdesini aldığını bildirdi. Peygamber Efendimizin fetihle ilgili Hadis-i Şerifini okudu. Bombardıman en şiddetli biçimde artırıldı.

28 mayısta ertesi günkü büyük taarruz için hazırlıklar hızlandırıldı. Padişah emirlerinin yerine getirilip getirilmediğini bizzat denetlemek için at üzerinde mevzileri gezdi. Tüm hazırlıklar Bizans tarafından da izleniyordu. Kutsal eşyaları, mukaddes imparator mezarlarını ve değerli sanat eserlerini barındıran kiliselerde çanlar çalmaya başladı. Gece İmparator bütün Bizans halkını Ayasofsa kilisesinde topladı, yapılan ayinde Hz. Meryem’in gelmek üzere olduğu bildirildi.

Padişah harp divanını topladı, surlara ilk çıkacak olanlara rütbe verileceğini bildirdi. 29 mayıs sabahı II. Mehmet, sabah namazını kıldı atına bindi ve kurmaylarıyla beraber ön saflara geldi. Güneşin ilk ışıkları ile top atışına başlandı. Bu ateş himayesindeki asker surlara her yönde tazyike başladı. Mehter takımları yeri göğü inletircesine çalıyor, din adamları ayetler, hadisler ve dualar okuyarak safları dolaşıyorlardı. Bu seçkin ve zafere aşina ordu demir gibi bir disiplin altında ya düşmanı yenecekler yada şehit olacaklardı.

SON BÜLÜMÜ HAFTAYA YAZACAĞIM.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Login

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.