Mason MUSA KAZIM Efendi

  • Haberin Tarihi: 17 Kasım 2015
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
12

Musa Kazım efendi, Mehmet Reşat V. devrinin şeyhülislamlarından olup eserleriyle tanınmış ll nci Meşrutiyet devrinin eşsiz ve mümtaz simalarından biridir.

Osmanlının son döneminde 4 kez Şeyhülislamlık makamına getirilmiş nihayetinde ittihat ve terakki partisinin mensuplarının tutuklanıp yargılandığı zamanda Yüce divanda yargılanmış olup 15 yıl kürek cezası ile cezalandırılmış ancak son Osmanlı padişahı Vahdeddin Han tarafından cezası 3 yıl sürgüne çevrilmiş olup , sürgünde bulunduğu Edirne’de 1920 yılında vefat etmiştir.

Kendisinden tarih kaynakları Osmanlının son dönemlerinde Mason localarına kayıtlı olup mason olan tek Osmanlı  şeyhülislamı olarak kayıtlara geçmiştir.

Modernite ve reformcu düşünceleri ile tanınmış , her kurumda reform gerektiği gibi şeyhülislamlık makamında iken dinde reformist görüşleri ile dininde reform edilmesi gerektiği tezini savunmuştur

Reforme edilmesi gereken kurumların başındaki Şeyhülislamlıkta , dini reformunda ibadetin tekrar çağa göre reforme edilmesini bazı toplumla bağdaşmayan ibadetlerde değişimin şart olduğunu ifade etmiştir.Ancak Osmanlının son döneminde olsa bile Hilafet kurumunu içerisinde barındıran bir devlette bu tür aykırı görüşlerinin hiç bir zaman zemin bulmayacağını bilememekteydi.

İttihatçı olması nedeniyle sürekli ittihatçıların iktidarda olduğu dönemde iş başına getirilip , ittihatçıların başındakilerin yurt dışına kaçışlarında ve kalanlarında yüce divanda yargılanması nedeniyle kendiside ağababaları gibi yüce divanda yargılanmıştır.

Osmanlıda kafasındakileri uygulama imkanı bulamayan Musa kazım efendi öldükten 3-5 yıl sonra kafasındaki reformist görüşlere yeni devletin erkanı hayata geçirmişler ve ondan sonrada neler olduğunu yazılan kaynaklardan açık olarak bilmekteyiz.

İttihat ve terakki partisinde 2.ci meşrutiyetin ilanında aynı partinin görüşlerini savunduğu için bir anda yıldızı parlamıştır.Ama torpille gelenin torpille daha hızlı düşüşe geçeceği mantığı ile onların iktidardan düşmesi ile kendiside layık olduğu yeri boylamıştır.

Dünya üzerinde genelde de torpil ile gelenlerin pervasız bir şekilde icraatlara imza atması ama neticesinde iktidardaki adamlarının nihayetinden sonra layık olduğu yeri boylamaları konusunda adalet yerini bulup tecelli etmektedir.

Hak etmediği yere layıkı ile gelemeyen Musa kazım efendi bulunmuş olduğu makamda adaleti ile hareket edeceğine türlü türlü ayak oyunları ile adaletsizliklere imza atmış , insanlara karşı masonluk gereği olarak zulum işlemiş ve nihayetinde yapmış oldukları yanına kar olmadığı gibi bide dünyada cezalandırılmıştır.

Hak etmediği yere gelenlerin nihayeti ancak budur.Halbuki o şeyhülislamlık gibi bir makamı dolduran bir şahsiyetin dünyada iken cenabı hakkın kullarına nasip ettiği tövbe makamı ile yaptıklarına tövbe edip, sebeb olduklarının telafi imkanı yoluna gitmiş olsaydı belki affedilir ve öbür alemde işlediklerinin karşılığı olarak ebedi azabda kalmazdı.

İnsan olarak ne kadar gafiliz ki sanki bu dünyada ebedi kalıcakmış gibi işlediklerimizden hesaba çekileceğimizi bilmeden hareket ediyor ve nihayetinde hüsrana uğradığımızı geçde olsa ya bu tarafta yada öbür alemde fark ediyoruz.

İnşallah bu tarafta işlediğimiz yanlışların farkına varıp tövbe eden kullardan oluruz.VESSELAM

Anahtar Kelime:

Bu yazıya 2 Yorum Yapıldı.

  • Kerim BEYAZ
    19 Kasım 2015 13:38

    Bir adam peygamberimize gelerek:

    – ey allah’ın resûlü, kıyâmet ne zaman kopacak? diye sordu. peygamberimiz sözünü kesmeyip devam etti. oradakilerden kimi kendi kendine, bedevinin ne dediğini işitti ama sor**** sorudan hoşlanmadı, kimi de: “belki işitmedi” dediler. nihayet peygamberimiz sözünü bitirince:

    – o kıyameti soran nerede? buyurdu. bedevî:

    – işte ben, ey allah’ın resulü, dedi.

    – emanet zayi olduğu zaman kıyâmeti bekle, buyurdu. adam bunu anlamamış olacak ki tekrar sordu:

    – emânetin zayi olması nasıl olur? bunun üzerine peygamberimiz:

    – işler ehil olmayan kimselere verildiği zaman kıyâmeti bekle, buyurdu.

  • Hayrettin ÖZBAY
    24 Ocak 2016 17:06

    Işlerin ehil kişilerde olması gerektiği konusunda elbette dinimiz elbette bu hususa liyakatı one çıkarıp cevab vermektedir

Bir Yorum Yazın