Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Yerköy’de İlçe Kadın Kolları seçimine katıldı

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Yerköy’de İlçe Kadın Kolları seçimine katıldı
11 Ocak 2018 Perşembe - 465 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, ABD’deki Hakan Atilla davasıyla ilgili, “Bu olay, FBI ile CIA ve Richard Berman denen yargıcın ortaklığıyla 17-25 Aralık’ta FETÖ’cü teröristlerin Türkiye’de yapamadığını ABD’de yaparken suçüstü yakalanmalarıdır.” dedi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, AK Parti Kadın Kolları Başkanlığı seçimine katıldı.

Yerköy belediye düğün salonunda düzenlenen İlçe Kadın Kolları 5. Olağan Kongresi’nde konuşma yapan Bozdağ, ABD’de görülen, ” Reza Zarrab davası” olarak bilinen davanın hakiminin, 17-25 Aralık’tan sonra FETÖ’cülerin organizasyonuyla 2014 yılının Mayıs ayında Türkiye’ye konferansa getirildiğini söyledi.

“(ABD’deki davanın hakimi) Moderatörlük yaptırılıyor, röportaj yapıyor ve konuşmaları var.” diyen Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“17-25 Aralık sürecinde FETÖ’nün ağzıyla propagandasını yapıyor, Türkiye ve Türkiye hükümetini suçluyor, hakim bu. Ayrıca aynı hakim, yargılamayı yaparken bilirkişiye, ‘Bu delillerin hukuka aykırı elde edilmiş olması ve bu konudaki sizin şüpheniz, bu delilleri görmezlikten gelmenize yol açmasın…’

Çok net söylüyor. ‘Deliller, hukuka aykırı ama ey jüri, siz bu hukuka aykırılığı görmeyin, bu hukuka aykırı olan delillere göre karar verin,’ diyor. Nerede tarafsızlık?”

“Duruşma vakti geldiğinde birden sanık olmaktan çıktı, tanık oldu”

Bozdağ, davanın savcısının da 17-25 Aralık sürecini meşru gören ve onu destekleyen açıklamalar yaptığına dikkati çekerek, “Soruşturmayı ilk başlatan savcı, FETÖ’nün cesaretlendirdiği ve destek verdiği bir savcı.” dedi.

Yargılama sırasında sanık olan Zarrab’ın ceza tehdidi ve hürriyet vaadiyle birdenbire “iftiracı” pozisyonuna geldiğini belirten Bozdağ, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Dava açıldığında da sanık, soruşturma sürecinde de şüpheli ama duruşma vakti geldiğinde birden sanık olmaktan çıktı, tanık oldu. O da diyor ki: ‘Benim buradan, cezaevinden kurtulmam için yalan söylemekten, bunlar ne diyorsa altına imza atmaktan başka çarem yoktur.’ Yalan söylediğini o da kabul ediyor. Hakan Atilla, 6 defa ABD’ye gitmiş. ABD, bu girişlerde hiç sorgu sual, gözaltı ve tutuklama yapmamış, 7’ncisinde yapıyor. 6 defasında neden yapmadın? Aklına mı gelmedi? Dosya zaten oradaydı. Niye yapmadın? Hesap başka.

Demek ki senaryoda onun tutuklanması ve gözaltı işlemi yapılması vakti, başka vakitmiş. Bu dosyanın içinde ileri sürülen sahte delilleri önce açıklamadılar. FETÖ’cü firari komiser yardımcısı Hüseyin Korkmaz orada açıkladı. Delilleri nasıl çaldığını, çalıntı olduğunu, çaldığı delilleri nasıl ABD’ye, FBI ve CIA’in yardımıyla getirdiğini, havalimanına indikten sonra teslim ettiğini açıkladı.”

Bu kişileri “dolarlarla vatanını satan, milletine, devletine ihanet eden alçaklar” olarak nitelendiren Bozdağ, “Bu olay, FBI ile CIA ve Richard Berman denen yargıcın ortaklığıyla 17-25 Aralık’ta FETÖ’cü teröristlerin Türkiye’de yapamadığını ABD’de yaparken suçüstü yakalanmalarıdır.” ifadelerini kullandı.

“Hakim FETÖ’cülerin ağırladığı biri”

“Hakim FETÖ’cülerin ağırladığı biri, savcı FETÖ’cülerin cesaretlendirdiği ve 17-25 Aralık’ı destekleyen biri.” diyen Bozdağ, şunları kaydetti:

“En önemli tanık’ dedikleri kişi, FETÖ’cü firari bir komiser yardımcısı, 17 Aralık soruşturmasının da polisten amiri. ‘Raportör’ dediği kişi yine Türkiye’den firari FETÖ’cü, bankacı olan biri. Bilirkişi özel seçilmiş, dedikleri gibi karar vermeyecekleri için değiştirdiler. Bütün bunlar neyi gösteriyor? Şunu gösteriyor, ortada bir tiyatro var. Senaristinin FETÖ, CIA, FBI olduğu bir tiyatro var.

Bu tiyatronun içinde rol alan aktörler, birisi mahkemenin hakimi, o da FETÖ’cülerle iş birliği içinde, öbür figüranlar ise FETÖ’nün firari teröristleri. El birliği ile bu tiyatroyu orada oynuyorlar ve oynatıyorlar. Buradan biz bir adalet beklemeyiz. Bizim açımızdan bu yargılamanın hukuki bir kıymeti yoktur.

Bu yargılamada hukuk, mahkeme ve muhakeme, önceden belli olan sonucu ilan etmek için zorunlu olarak yerine getirilen bir usul işleminden başka bir şey değildir. Kullanılan bir kılıç haline getirilmiştir. Bizim açımızdan bunun bir kıymeti olmadığını buradan bir kez daha ifade etmek isteriz.”

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Türkiye’nin ekonomisine zarar vermek, ticari ilişkilerine darbe vurmak ve Türkiye’ye başka yönlerden bedel ödetmek için hesap yapanlar bulunduğuna dikkati çekerek, “Şunu çok iyi bilsinler. Bu millete çok bedel ödetmek istediniz ama Rabbim hep bu milleti ve devleti himaye etti. Bu millet de devletinin ve o devletin liderinin arkasında dağlar gibi durdu. Allah’ın izni ile bundan sonra da bu millete diz çöktüremeyeceksiniz. Bu devleti istediğiniz istikamete sevk ve idare edemeyeceksiniz. Milletimiz de devletimiz de bağımsızlığına, egemenliğine, kendi milletinin ve devletinin yararına, çıkarına sonuna kadar sahip çıkamaya devam edecektir.” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.