Fransa, sabrımızı taşırma!

Fransa, sabrımızı taşırma!
29 Aralık 2011 Perşembe - 1320 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

İnsanlar ile Devletler, olan bitenler karşısında sadece refleks göstermek yerine akılcı tepkiler ortaya koyma yeteneğine de sahip olabilmelidirler.

Zira refleks gösterdiğimizde etkiye tepki göstermek, akılcı ve kalıcı bir davranış olmaktan uzak, sadece duygular ile davranmayı gerektirir. Şöyle ki, biri size doğru elini savurduğunda siz refleks olarak kendinizi arkaya doğru savurursunuz.

Halbuki akılcı davranılması halinde sadece bu etkiyi tazyiki yapana değil, aynı davranışı göstermeye çalışanları da, planlayanları da caydırmaya yetecektir.

Türkiye aponun İtalya tarafından himayesine karşın refleks göstermemize neden olmuştu. Ancak tepkisel ve dolayısı ile duygusal bir davranış olduğundan İtalyan hükümetinin değerli (!) medya mensuplarımızı İtalya’da ücretsiz olarak gezdirmesi, Fatih Terim hocaya çok yüksek ücretler ödeyerek ülkesine getirmesi gibi sistematik ve akılcı davranışlar ile İtalya antipatisini kısa sürede sempatiye dönüştürmeyi bilmişti.   

Hemen ardından İsrail’ e, Suriye’ ye, Libya’ ya yani hemen hemen aklımıza gelebilecek coğrafyamızdaki tüm ülkelere gösterdiğimiz duygusal tepkiler nedeni ile ülke menfaatlerimizin uzun vadede zarar görebileceğimiz davranışları izledikçe halen ders almadığımızı görüyor ve üzülüyorum.

Oysa ki gerek insanların gerek ise Devletlerin pragmatik olması, faydası olmayacak şekilde davranmaması gerekir.

Bu denli patırtı ve gürültü içerisinde kanaatimce en akılcı ve bezdirici olanı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Melih Gökçek’ in Ankara’ da ki Fransa Büyükelçiliği karşısına bir Cezayir Anıtını diktirmeyi planladığını ve yanına konacak bir butona basıldığında Cezayir Marşı’ nın hoparlörden verilmesini sağlayacağını öğrendim ve çok sevindim… Zira dediğim gibi en mantıklı tepki olarak bunu gördüm.

Medya ise işi gücü bırakmış teklifi yapan Fransız Parlamenter bayanın Cezayir ve Tunus asıllı olması gibi detaylar ile uğraşıp duruyorlar. Köşe yazarları ve kanallar ise Fransız mal ve hizmetlerini içeren listeleri yayınlayıp bunları protesto etmeyi yani en kolay ve tepkisel yöntemlerin çığırtkanlıklarını yapmaya devam ediyorlar.

Yine kanaatimce en doğru yol, bize vize uygulayan ülkelere bizim de “Göze göz, dişe diş.” İlkesine uygun şekilde ülkemize girişlerde bizim de vize uygulamamız gerekir.

Bize soykırım, katliam yaptınız diyen elin Fransızına, Ruanda, Afrika ve Cezayir’ de yapılan soykırımlar ile ilgili bir Meclis kararı almamız sizce de emekli maaşlarına yüzde 150 zam yapmalarından daha mı az önemli bir karar olacaktır?

Madem samimisiniz, siz de aynı tasarıyı alın, siz soykırım yaptınız, yapmadıklarını söyleyenler de para tahsil edin, hatta hapse bile atın, bu çok mu zor?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki tariflerin izinsiz kopyalanması yasaktır.