Siz gönderin, biz yayınlayalım

  • DOLAR
    8,2945
    %0,07
  • EURO
    9,6930
    %0,12
  • ALTIN
    498,52
    %0,16
  • BIST
    1.127
    %-2,22
Yiğidi öldürelim, hakkını yemeyelim

Yiğidi öldürelim, hakkını yemeyelim

Yerköy’ ün sorunlarının listesini yapalım desek, ilk sıraya hemen yollarının bozuk oluşu, alt yapı ile ilgili sıkıntıları ilk ikiye, bilemedin ilk üçe girerler diye düşünüyorum…

Bu sorun ve sıkıntılar üç beş yıllık mıdır?

Sorusunun cevabı, yaşı özellikle 50 ve üstü olanlar için en az 40-50 yıldır bu yollar böyle, düzeleceğine olan ümit ve umudumuz da kalmadı, şeklinde olacaktır…

Tüm bunlara rağmen adamın biri çıkıyor, ben üst yapıya talibim ama daha öncesinde temiz ve kirli suya ilişkin boruları döşetip, arıtma tesislerini kurup, ardından 45 kilometrelik sıcak asfaltı yaptırır, gelecek seçimlere kadar da alnımın akı ile Yerköy’ ün toz ve çamur efsanesini kökünden çözerim, benim sokağa atacak param yok, atsam bile bundan böyle ne toza ne de çamura bulanır, olsa olsa tretuvarlardaki ağaç ve çiçeğe dönüşür dese, buna yorumunuz ne olurdu?

Bence de söylenecek tek şey, “Vallahi Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Ağaoğlu, seni yıllardık öldürüp durduk, bari hakkını yemeyelim, helal olsun sana Adam, bari hakkını yemeyelim” demekten öteye geçmez.

Ama bir bakıyorsunuz herkes Başkan’ a “Vur abalıya” tavrı içerisinde…

Savunmaya çalışan bir iki cılız sesi de “Ne değişti ki? 40-45 Yıldır hiçbir şey değişmedi, laf laf laf, başka bir şey yok, icraat yok” diye susturuyorlar.

Yok artık…

Sokağa adım attığımızda hemen her yerde bir değişimin, devinimin başladığını ve bir kez başlayınca da durmayacağını, sonucununsa hayırlara vesile olacağını anlatmak için kullanacak tek bir tabir kalıyor: “Lütfen, kalbinizi mühürlemeyin, sonunu görmek için az daha sabredin. Zaten sabrın sonu selamettir.”

Caddelerimizde, sokaklarımızda sonbaharda başlayan, Yerköy’ ün her yerini bir ağ gibi saran, damar damar, teker teker elden geçmesini göz ardı etmeyelim. Bende ise bir ilk bahar sevinci yaratıyor ki, deymeyin gitsin…

Üstelik aynı Adam üstüne üstlük bu tür işlerde en son yapılacak olanı yapıyor, tüm bu çalışmaların Ağustos’ a kadar tamam olacağını da söyleyiveriyor…

Böylece firmada gece-gündüz demiyor, deliler gibi işi yetiştirmek için çaba göstermek zorunda kalıyor…

Yani şu anda yapılacak olan, nerede ise yarım asırdır bekledik, eni topu 5 ay daha beklemekten öte olmamalı, zaten Ağustos’ a şunun şurasında ne kaldı ki?

Bunun yanında Avrupa’ da, Batı’ da, Büyük Şehirlerimizde görüp de hayran olduğumuz alt ve üst yapılar için bizlerin Yerköy’ de çektiği sıkıntılar çekilmedi mi sanıyorsunuz?

Sizce böyle bir şey olabilir mi? Mümkün mü?

O halde ne yapıyoruz?

Biraz daha sabrediyoruz, “bunlarda geçer ya hu”, deyip bekliyoruz…  

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Ucuz Davetiye - Davetiye Modelleri
reklam
NÖBETCİ ECZANE